Arı Sütünde 10 HDA değeri üzerine…

Arı sütü üretimi gibi zor bir alanda sahada çaba gösteriyoruz.

Bazı arkadaşlarımıza da yeni vizyonlar yaratma çabasını da sürdürüyoruz.

En zorlandığımız bir alan ise.

Arı sütünün 10 HDA değeri…

Tüketiciyi hedefleyen bir üretim modeli seçtik, kendimiz kaşındık. 😃

Çünkü, tüm üretimimizi hiç uğraşmadan toptan verme imkânımız var üstelik.

Hemen hemen aynı parayı kazanırsın vallah.

Ambalaj + Anlatma enerjisi

Tüketici ile muhatap olmanın artıları da çok fazla.

Biriktirdiğimiz verileri para ile almak mümkün değil.

Dualar ise geleceğe yatırım…

Fakat bir konuda artık PES ettim.

Yüzlerce soruya cevap veririz.

Veriyoruz.

En sonunda şu soru var ya…

Arı sütünüzün 10 HDA değeri kaç?

Bilmiyorum.

Cevap bu olması gerekir.

O saatten sonra diyalog bitiyor.

Bu yazıyı da bağlantısını kopyalamak adına… 😃

Ülkede…

Satılan arı sütünün devede kulak kadarı yerli üretim…

Yerli üretimimiz tüketilenin Yüzde Üç rakamla %3 gibi korkunç kötü bir rakam.

Çinli nasıl biliyor peki arı sütünün değerini?

Çinli arı sütü üreticisi de bilemez.

Bilmesi mümkün değil.

İnek sütü aldığın köyde 2 ineği olan nineye sor bakalım…

Bu sütün protein ve yağ oranı kaç diye?

Ama Sütaş şak diye söylesin…

Neden Sütaş söyler?

Çünkü o istenen değere getirmiştir.

Fazlası olmaz yararlı şeylerin.

Fazla yağı sana bırakır mı be…

Çin’de de durum bu.

Hiçbir işletme arı sütünü bireysel olarak tüketime sürmüyor.

Bir üst firmaya üretiyor.

O firmalar.

Hangi ülke hangi değerde istiyorsa.

Hoppala yavrum o değere ayar.

Boza gibi…

Çoğalır da çoğalır.

İthal sütlerin değerleri uçuşur internette.

Şu hda fiyatı bu kadar bu hda fiyatı bu kadar.

Heeee oldu…

Tüketici de haklı.

Sizinki kaç?

Cevap yok.

Gitti müşteri. 😃

Kaç istiyorsun?

Biz arı sütü üreticileri…

Sütümüzün 10 hda değerini bilemeyiz.

Size gönderilecek olan sütün değerini Allah bilir.

Nasıl yahu?

Şöyle.

Üretim günlük.

Her günün değeri farklı.

Her kovandan gelen farklı ama tüm günün ürünü tek ambalajda biriktiği için günlük değer ortaya çıkıyor.

Bir gün öncekinden farklı.

Ölçmek için günlük sütün yarı bedeli gider.

Ya da aylık sütü hepsini bir yerde biriktirip sonra.

Birikmiyor ki zaten…

Hiç olmaz…

Bir üst firma toplayıp pacallayacak ve ürünün değeri bu diyecek ki bu da zor…

Tüketici haklı…

Ne yapsın?

Kime güvensin?

Hele ülkemizin son yıllardaki yaşananları ile.

Bir kere üretici ve elinde çok fazla veri olan birisi olarak söylüyorum ki.

10 HDA dediğimiz veri, bir arı sütü kalite kriteri değil.

Olamaz.

Geçtiğimiz yıl aylık olarak ölçümler yapıldı.

Gelen veriler ile sahadaki kalite uyumsuz.

Verileri görmeden en kalitelisi hangisi deseler, seçeceğim üründe 10 Hda en düşük… (Bu değerde ithal süt olsa bizden pahalı satarlar da.)

En yüksek değer bu üründe dedikleri günlerdeki saha kalitesi ise diplerde…

Uyuşmuyor yani.

Bildiğim şu.

En iyi ithal arı sütünü, bizim ülkemizin en kötü değerli arı sütünün tokatlayacağı…

Odaklanılması gereken yeri söylüyorum.

Bana arı sütü lâzım olsa ne yaparım?

Benim bildiğim üreticiler var.

Giderim üretim sürecinde.

Günlük ürünü alırım. Nokta

Bakın günlük taze inek sütü olayı da böyle gelişiyor.

Günlük, üretim yerinden temin edilmiş taze arı sütünün değerine paha biçilemez.

Pazar ile ilgili hiç sorunu olmayan birisi olarak yazıyorum ki zaten bilinçli tüketiciler sayesinde bu rahatlığımız, üretimimizin büyük bölümü böyle pazarlanıyor.

Çiftlikten günlük ürünü alarak…

Güven indekslerinin yüksekliği gözün görmesi ile gerçekleşiyor.

İyi de üretim alanına nasıl gelsin tüm tüketici?

İşte onun içinde arı sütü üreticileri ürünlerinin bir kısmını stokluyor uygun koşullarda.

Kendimizi sorguladığımız en önemli veri şu…

Bir tüketiciye ürün gönderdiğimizde…

Tekrar dönüş yapıyor mu?

Sağlıklı iken kullananlar yıllarca sizinle birlikte mi?

Bu değerler 10 HDA değerinden çok daha önemli.

Yoksa üretim yapabilme şansınız yok.

Tüketici portföyünüzü sabit tutmak ve yenilerini katmak.

Hatta rakiplerinizin müşterileri ile çalışmaya başlamak.

Sizi yoranlar ile seçici davranmak gibi güzellikleri de yok değil.

Bunun yanında.

Diyelim 3 farklı 10 Hda değerine ait sütümüz olduğunu söylesek…

Fiyat farkı koysak…

Al başına başka sıkıntılar…

Yerli arı sütüne ulaşmaya çaba gösterin.

Ürünü saf halde alıp karışımlarınızı kendiniz yapın.

Bir son öneri daha.

İnternette ucuz ve değeri belli olan sütlerden hep bahsediyorsunuz ya bizlere.

Oradan da alın az bir miktar.

Yerli üreticilerden de.

Koyun yan yana…

Bir ondan bir bundan tüketin aynı anda.

Hatta hangi ürünün hangisi olduğunu bilmeyene tattırın ve sorun.

Bilemeyecek kişi yoktur hangisinin yerli olduğunu.

10 Hda koca bir hikayedir…

Biz üretirken ve bilirken ne kadar zorlanıyoruz bu konularda.

Peki, neden bu kadar ithal ürün çok fazla var ve fiyatlar farklı?

Üretemiyoruz.

Üretsek bile ķâr marjı çok fazla.

Ahlaki bir sorunu var sistemin.

Şifa arayışında olanların Allah yardımcısı olsun.

Bir soru da son günlerde şuradan geliyor…

Anzer balı yapan arıların ürettiği süt ile sizinkiler arasında fark var mı?

Adam aptaldı 900 liraya balını sattığı arıya süt ürettirsin…

Neyse uzun oldu…

Ama önemli olan derdimizi anlatabilmek.

Arı Sütü Saklama Koşulları Çalışma Sonuçları

İşletmeyi komple arı sütü üretimine dönüştüreli 4 yılı bitiriyoruz ve görünen şudur ki üretmek kolay.

Ürettiğinizi korumak, üretim dışı zamanlara taşımak ve tabi ki pazarlama işin en zor tarafı.

Ne kadar değer kaybı oluyor acaba dolapta?

İşte bu sorulara cevap bulmak adına geçtiğimiz yıl güzel bir çalışma başlatılmıştı.

Üreticiler Mayıs ayında 9 adet numune göndermiş ve bu numunelerin bir tanesi hemen analiz edilmişti.

Diğer 8 numuneden 4 tanesi normal dolaba yani +4 ºC sıcaklığa konuldu.

Diğer 4 tane ise -18ºC derin dondurucuya konuldu.

3 aylık sürelerle her iki dolaptan birer numune tekrar analizler yapıldı.

Değer kaybı oluyor mu?

Hiç kayıp olmaması mümkün mü?

Elbette değil ama değer kayıplarından görünen stoklama konusunda derin dondurucu iyi bir seçenek gibi önümüzde duruyor.

Çalışma koordinatörü Dr. Murat Emir tarafından paylaşılan sonuçlara göre,

2016 arı sütü araştırmamızın depolama (saklama koşulları) sonuçları

Taze arı sütünün 10-HDA değerinde

+4ºC normal dolapta

3 ayda %5
6 ayda %12
9 ayda %18
12 ayda %30 oranında

-18ºC derin dondurucuda

3 ayda % 0.3
6 ayda % 5
9 ayda % 7
12 ayda %11 oranında

azalma olmuştur.

Gönüllülük esasına göre akademik olarak yapılan bu çalışmaya emek veren herkese ve araştırmayı destekleyen Bal Tanıtım Derneğine çok teşekkür ediyoruz.

2017 Sezonu Arı Sütü Üretimi Hakkında

İyi şeyler olurken hep denir ya.

Dilimizi ısıralım.

Bizde dilimizi ısırarak 2017 arı sütü üretimi sezonunun giriş bölümü hakkında birşeyler söyleyelim.

Öngörülerimizden daha iyi bir sezon yaşıyoruz şükürler olsun.

İlk günlerde acil ürün bekleyenlerin ihtiyaçları karşılandı.

Kıştan beridir tutulan bir acil listemiz nihayet bitti.

Şimdi yazacaklarımın hedef kitlesi kendisini bilir zaten.

Yıllık ihtiyaçların karşılanması için en uygun zamanlar başladı.

1 ay kadar daha zirvede gider gibi görünüyor ki aralıklı yağışlar florayı çok canlı tutuyor.

Stok konusunda yine bize güvenmeyin. Herkes tedbirini alsın.

Biraz da görseller ile devam edelim.

Kirazlar olmak üzere. Bize gölge yapıyordu ama bu yıl dalları meyveden dolayı yerlerde.

Verim yüksekliğinin en önemli verisi, arıların doğal oğul davranışının bu yıl maksimum olması.

Tam da öngördüğümüz gibi oldu.

Geçtiğimiz yıl neredeyse hiç oğula meyil yoktu.

Polen verimi de çok güzel.

Siyah renkli olanlar.

Bir sonraki görselde bulunan çiçekten…

Çok uzun yıllar verilerine bakıldığında.

Gelincikler hiç bu kadar çok olmadı ve hiç bu kadar uzun süre verim vermemişlerdi.

Gelincikler için altın yıl sayılır.

Siyah polenlerin kaynağı, gelincikler…

Tüketicileri bilgilendirmek önemli ama kim bu görevi icra edecek?

Biz burada yazsak kaç kişi okursa…

Polen rengi ve kıvamı sezonda sürekli değişir.

Bir üretici size sürekli aynı poleni kolay kolay temin edemez.

O yüzden bu konuda üretici ile iyi diyalog kurarak yıllık planlamanızı yapınız.

Ayrıca polen tatlı olacak diye bir beklentiyi de unutmak gerekir.

Her kaynaktan gelen polenin tadı farklı.

Tatlı olanı da var ama zehir gibi olanı da.

Çok renkli olan mı tercih edilmeli yoksa tek renkli olanı mı?

Buna da henüz net cevap vermek zor.

Arı sütü üretiminde bal üretmek için ekstra arılar ayırmak gerekiyor.

Sadece arı sütü üreten bizim gibi işletmelerde bu da zor bir durum.

Arı varsa süt vermeli.

Sınırlı sayıda bal için çabalar var ama kendimize bile yetmiyor.

İşte bizim zevk aldığımız arı sütü dolu yüksükler ve arılar.

Birkaç görsel daha bu konuda.

Sadece arılar olmuyor tabi.

Tavuklarda önemli.

Her emeklinin hayali olunca.

Biz yaptık biz yaptık.

Ve ekibimiz.

İğne ile kuyu kazan ve göz nuru dökenler.

Arıları hergün kandıranlar…

Maharetli ekip…

Hele de özel ve özlenen tatları becerebilen…

Bayramda ev yapımı.

Arı sütlü baklava yapanda aynı ekip.

Biz bu Ramazan bayramında kısmetse çalışacağız.

Arı sütlü baklava yemeye bekleriz.

2017 Yılı Arı Sütü Üretimi Başlangıcı

Biz de bekliyoruz dörtgözle üretimi aslında.

Siz ürün bekleyenlerin durumunu da çok iyi anlayabiliyoruz ama ne yapalım ki üretim miktarımız sınırlı ve tüm yıl boyunca tedarik edilemiyor.

Arayanlara ve soranlara Nisan başı gibi kısmetse demiştik ama floranın 20 gün gecikmesi mevcut ve bu duruma bağlı olarak arılar henüz hazır değil.

20 Nisan gibi ilk ürünümüz çıkacak kısmet ise.

Ürün çıkışı ile birlikte belirli bir plan dahilinde sizlere ulaştırmamız mümkün olacak.

Floranın bu yıl gecikmesi ile çiçeklenme düzeyinin daha da iyi olacağı beklentisi içerisindeyiz.

İnşallah hava şartları da olumlu desteklerse kaliteli arı sütü üretimi için kolları sıvayacağız hep birlikte.

Ürün satışı ile ilgili web sitemizde bilgilendirme olmadığı yönünde eleştiriler alıyoruz ama arı sütü tüketme isteği içinde olanların mutlaka çok fazla sorusu oluyor haklı olarak.

O yüzden iletişim bölümünden ya da telefon ile ulaşabilirsiniz…

Yeni sezona başladığımızda bilgilendirme yaparız elbette ama yine önemli bir hatırlatma yapalım.

Bu ülkede tüm arı sütleri yerli diye satılır.

Siz tüketicilerin tek kozu ise…

Üretim yerinizden gelip almak istiyoruz demenizdir.

Bizleri en rahat ettiren bölümde burası zaten.

Üretim sürecinde…

Çiftliğe bekleriz.