İthal Arı Sütleri Hakkında

12122745_196393024028463_2225181261652583254_n

İthal arı sütü konusunda çok fazla yazmak doğru değil aslında ama bazı bilgilerinde bilinmesinin gelecekte üretimimizi arttırmaya etkisi olacağı düşüncesiyle…

Arılardan Çinlilerin derlediği arı sütü ile bizim ülkemizde üretilen arı sütü arasında fark olmadığı ve küçük kalite farklarının varlığından bahsetmiştik.

Sorun Nerede?

Hasat edilen ile ihraç edilen ürün aynı mı?

Fiyat ucuzluğu bir yere kadar açıklanabilir.

Ama kıvam ve tat arasındaki fark fiyat farkından çok fazla.

Kıvam konusunda yaşadığımız çok fazla geri dönüş mevcut.

Daha önce aldığım bir ürün hiç akmıyordu ama bu arı sütü neden akıyor?

Nereden almıştınız?

“Boşver şimdi orasını.”

Saf ürünlerde her iki ürünü ayırt etmek mümkün ama karışımlarda çok zor hatta imkânsız.

Tüketici olmak çok zor her konuda olduğu gibi.

Peki, arıdan üretilen ile bizlere ulaşan ürüne ne katkılar yapılıyor ya da yapılıyor mu?

Ayrıca soğuk zincir ne kadar korunabiliyor?

Bu soruların cevabını da bilmiyoruz.

Ülkemizde Arı Sütü Kodeksi de olmayınca ithalatta kontrol edilmesi gereken değerler belirlenmediğinden başıboş bir durum mevcut.

Hiç eleştirmeye de gerek yok aslında ithalatı…

Üretemezsen mutlaka o boşluk doldurulur.

Yeter ki ithal arı sütü satanlar o ürüne ithal diyebilsinler.

Çin’in bu konuda hiç suçu yok ki Dünya arı sütü tüketiminin % 85 bölümünü ve ülkemiz tüketiminin % 95 bölümü hâlâ ellerinde tutuyorlar.

Sadece alkışı hak ederler.

11212746_196238844043881_6164767571210260198_n

Yerli arı sütü üretiminden daha çok, soru ithal arı sütünden geliyor.

İthal edildiği ülke sadece Çin değil ama kime sorsak ithal arı sütüne Çin arı sütü de deniliyor.

Çinlilerin hakkını savunmak bize kalmasın ama adamlar tam 100 yıl önce ticari arı sütü üretimine başlamışlar.

Tecrübe dediğimiz şey değil midir para ile satın alınamayan değer…

Hele Çin’in güneyinde arı sütü üretimi süresinin 210 gün civarında olmasına ne diyeceğiz?

Bizde maksimum 150 gün iken…

Yine en önemli işletme gideri olan personel gideri açısından baktığımızda bizim bir günde harcadığımız ile bir haftalık işgücü temin ettiklerini.

Arıdan hasat edilen arı sütü ise konumuz bu Çin’de ya da Türkiye’de olmuş hiç fark etmez ve çok küçük kalite farklılıkları içerir.

Üstelik arılarını arı sütü üretimi için uzun yıllar selekte ettiklerini de not etmek gerekir.

Çin’de neden ucuz dendiğinde hemen öne sürülen argümanların başında, arı sütüne yine arılardan elde edilen başka maddelerin katkı olarak katıldığı konusu geliyor.

Gerçekte öyle mi?

Bu durumu gerçeklikle bağdaşlaştırmak için birebir o işletmelerin ya da pazarlama sürecinin içerisinde yer almak gerekir.

Katkılar yapılıyorsa bile bu çok büyük bir başarıdır ki pazarlama güçlerini koruyabiliyorlar.

Arı sütüne katkı yapıp yapmadıkları şüphesine kapılmanın en önde gelebilecek sebeplerinden birisi, çok önemli bir değer olan 10-HDA değerlerinin Çin arı sütünde çok düşük olmasıdır.

10-HDA değerlerinin düşüklüğüne sebep olarak, yetersiz flora, yüksek sayıda yüksük verme ve besleme rejimleri de sayılabilir.

Ancak, bilimsel çalışmalara da dâhil olmuş Çin’deki arı sütü üretimi bilgilerine de göz atmak gerekecek.

Çin’i arı sütü üretimi için KUZEY ve GÜNEY şeklinde 2 bölgeye ayırmak gerekir.

Ülkenin güneyinde arı sütü üretiminin 7 ay gibi çok uzun sayılabilecek bir süre devam ediyor olması işletmedeki toplam arı sütü üretimini arttıracağı kesindir.

Ülkenin kuzeyinde ise 5 ay süren arı sütü üretimi, bizim ülkemizin en verimli yerinde bile çok zor gerçekleşecek üretim süresi olduğu gerçeği de çok net.

Ucuzluk için net bir bilgi olarak üretim süresinin uzunluğunu not edeceğiz ilk önce.

****************

Çin’de yıllık arı sütü üretiminin 400 TON gibi miktarlardan son yıllarda 2.500 TON gibi çok yüksek miktara ulaştığı bilgisini de güzelce bir not edelim.

Bu miktar Dünya arı sütü üretiminin %90’lık bölümünü de oluşturuyor.

Ülkemizde sadece arı sütü çalışan bir işletmenin 50 kg ortalama ile çalıştığını varsaydığımızda 50.000 işletme ile çalışsak ancak üretebiliyoruz.

50.000 işletme…

Neredeyse tüm ülke arı sütü çalışmamız gerekir ki ÇİN üretimini yakalayalım.

Üstelik bizdeki 5 kovana karşılık 8 kovan olmasına rağmen.

Yani arı sayıları da bizden çok yüksek değil ayrıca.

Bir diğer yüksek arı sütü verim gerekçesi de uzun yıllardan bu yana yapılan arı ırkları / arı sütü seleksiyonları.

1980 yılından sonra Şangay ile Hong Kong arasında yer alan ZHEİJANG bölgesinde İtalyan ırkı arılar kullanılmaya başlanmış ve koloni başı arı sütü verimleri yıllık 4 kg gibi çok yüksek miktarlara ulaşmıştır.

İtalyan ırkının yüksek süt veriminin yanında bu ırkın değişik varyasyonları arasında da süt üretimi açısından farklılıklar oluşunca en yüksek arı sütü verimi olan varyasyonlar ile yollarına devam eden işletmeler yüksek gelir elde edebilmektedirler.

En önemli sebep ise işçilik maliyetlerinin düşüklüğü.

Bizlerin 1 haftalık işçilik maliyeti olarak ayırdığımız rakamlara Çin’de 1 aylık işgücü temin edilebiliyor.

Yüksek sayıda koloni, yüksek sayıda personel, yüksek arı sütü verimi olan koloniler ve uzun süren arı sütü üretim sezonu.

Bütün bunlar üst üste konulsa bile yine de Çin üretimi arı sütünün düşük fiyatını açıklamaya yetmiyor.

Bir Cevap Yazın