Arı Sütü Tüketimi Hakkında

10660309_214157415585357_1244500212118752002_n

Tüketici Bilgilendirme görevini de icra etmek adına.

Arı sütü, doğası gereği keskin aroma ve tatlara sahip olduğundan saf olarak tüketemeyen çok fazla tüketici var.

Genelde de çocuklar tüketemiyor.

Saf halde tüketilmesini şiddetle öneririz ama bal ile karıştırılıp tüketildiğini biliyoruz.

Dozlama konusu ise nedense hep bir karmaşa içinde.

Yanlış bilgilendirme ile yerleşen bir durum mevcut ülkemizde.

1 kg bala 10 gr arı sütü karıştırıp tüketildiğinde olay tamam yaklaşımı maalesef çok yaygın.

Bal ile karıştırıldığında arı sütünün bozulmasının da önüne geçildiği gerçeği de var iken.

Bizlerin önerisi ise.

Önceliğimiz saf arı sütünü dozunda tüketmek olmalıdır.

Bal ile yapılan karışımlarda doz hesaplaması yine arı sütü miktarı üzerinden yapılmalıdır.

Örnek verecek olursak…

40 gr arı sütü 500 gr bala katıldığında…

Günlük arı sütü dozu 1 gr belirlenen kişi bu karışımı 40 günde bitirmelidir.

1 kg bala karıştırıldığında da aynı süt miktarı yine 40 günde bitirilmelidir.

Keşke 10 gr arı sütü tüketmek ile istediğimiz faydayı elde etsek ama bu tüketim tarzı sağlıklı insanlar için bir yaşam biçimi olmalıdır.

12299131_205661619768270_5047824988872313651_n

Tüketici davranışları ve istekleri gerçekten daha iyi olmak adına yol kat ettiriyor.

Buz nezaretinde gönderildiği için sıvı ile temas riski mevcut arı sütlerinin.

Ayrıca stoklamada bile hava temasının kesilmesinin uygun olacağını değerlendirdik.

Gıda ürünlerinin açıkta satılmama konusu gittikçe gelişirken bazı iş kolaylaştırıcı aletler çıkıyor tabi ki.

Vakum olayı da artık işin içinde.

Arı Sütü Saklama ve Soğuk Zincir

12042961_192732497727849_5632182214088719995_n

Arı sütü ile ilgili hâlâ bilinmeyen o kadar çok unsur var ki.

Kovan içerisinde kuluçka sebebiyle sıcaklık 33°C civarında iken yüksüklerde ana arı adaylarının tüketimine sunulan süt hiç bozulmaz iken aynı arı sütü kovandaki ortamdan uzaklaştırıldığında ve soğutulmadığında hızla bozulma süreci başlar.

11218868_193374954330270_1680099689966421326_n

Hasat kısa sürede bitirilse de soğuk zincirin daha hasatta kurulması önem arz eder.

Arı sütünün biriktiği kutunun dibinde soğutma pedleri ve dışında da buz aküleri ile birlikte yeterli soğutmayı sağlıyorlar.

Hasat bitimi ile birlikte daha büyük soğuk termosa alınarak dolaptaki yerini alana kadar bekler.

11921618_193639734303792_5630682242184626804_n

Arı sütleri tüketicilere ulaştırılmak üzere hazırlanıyor.

Bizler, en küçük kavanoz olarak 40 cc kavanozları tercih ediyoruz ki 9 cc alan küçük şişelerden ürünü tüketmek çok zor.

Üstelik kalan bulaşıklık çok fazla zayi olan ürün sebebi.

40 cc kavanozlarda istenen miktarlarda hazırlamakta mümkün.

Bal ile karıştırıp tüketecekler için de uygun.

Diğer kavanoz ebatı ise 100 cc olanlar.

Son tüketici için bu 2 çeşit kavanozun yeterli olduğu görülüyor.

Tüketicilerin en çok sorduğu sorulardan ambalaj miktarına bir cevabımız artık burada mevcut.

İstediğiniz miktara uygun kavanozlarda…

20150704_143638

Arı sütünün stoklanması…

Üretimin en yoğun ama tüketimin dip olduğu aylar Mayıs ve Haziran.

Dolayısıyla bir miktar sütün uzun süre stoklanması gerektiği bir üretim gerçekleşince bir bölümünün derin dondurucuda saklanması gerekiyor.

Ters kapanmasının sebebi de kapaktan hava alma ihtimalini yok etmek adına.

Normal buzdolabındaki ürünler bittikten sonra kullanılacak ve üretim zamanına bakıldığında da kaliteli bir stok.

Peki, derin dondurucudan çıkınca bozulma olmuyor mu?

Derin dondurucudan alınan ürün normal dolaba alınıyor. Erime 1 gün içerisinde gerçekleşiyor.

Ürün zaten son tüketiciye ulaşana ve tüketildiği anda bile soğuk zincirde korunuyor.

12193820_194017874265978_4050685376821961985_n

Soğuk zincir sağlanarak arı sütü gönderimi…

İşin en zor kısmı aslında.

Kurubuz seçeneği imkanımız var çünkü ilçemizde üretimi mevcut. Ancak strafor kutular dansite olarak yetersiz kaldığından 6-7 saat gibi bir sürede bitiyor ve temini sadece P.tesi günleri.

Çok düşük sıcaklık sebebiyle de riskleri mevcut.

Değişik soğutma yöntemleri tabi ki denedik ve şu anda uyguladığımız yöntemden memnunuz ki ulaşan kargolardaki soğukluk durumu geridönüş bilgileri sonrası bu yöntemle devam ediyoruz.

3 farklı boyutta dondurma kutusu da denilen strafor kutular.

Edinme maliyetleri yüksek ama ürünü hasarsız biçimde ulaştırmak için değer.

Derin Dondurucuda bu kutuların içerisinde buz hazırlanıyor.

Arı sütü talebine uygun ebattaki kutuya arı sütleri normal dolaptan alınarak konuluyor ve gönderiliyor.

İthal Arı Sütleri Hakkında

12122745_196393024028463_2225181261652583254_n

İthal arı sütü konusunda çok fazla yazmak doğru değil aslında ama bazı bilgilerinde bilinmesinin gelecekte üretimimizi arttırmaya etkisi olacağı düşüncesiyle…

Arılardan Çinlilerin derlediği arı sütü ile bizim ülkemizde üretilen arı sütü arasında fark olmadığı ve küçük kalite farklarının varlığından bahsetmiştik.

Sorun Nerede?

Hasat edilen ile ihraç edilen ürün aynı mı?

Fiyat ucuzluğu bir yere kadar açıklanabilir.

Ama kıvam ve tat arasındaki fark fiyat farkından çok fazla.

Kıvam konusunda yaşadığımız çok fazla geri dönüş mevcut.

Daha önce aldığım bir ürün hiç akmıyordu ama bu arı sütü neden akıyor?

Nereden almıştınız?

“Boşver şimdi orasını.”

Saf ürünlerde her iki ürünü ayırt etmek mümkün ama karışımlarda çok zor hatta imkânsız.

Tüketici olmak çok zor her konuda olduğu gibi.

Peki, arıdan üretilen ile bizlere ulaşan ürüne ne katkılar yapılıyor ya da yapılıyor mu?

Ayrıca soğuk zincir ne kadar korunabiliyor?

Bu soruların cevabını da bilmiyoruz.

Ülkemizde Arı Sütü Kodeksi de olmayınca ithalatta kontrol edilmesi gereken değerler belirlenmediğinden başıboş bir durum mevcut.

Hiç eleştirmeye de gerek yok aslında ithalatı…

Üretemezsen mutlaka o boşluk doldurulur.

Yeter ki ithal arı sütü satanlar o ürüne ithal diyebilsinler.

Çin’in bu konuda hiç suçu yok ki Dünya arı sütü tüketiminin % 85 bölümünü ve ülkemiz tüketiminin % 95 bölümü hâlâ ellerinde tutuyorlar.

Sadece alkışı hak ederler.

11212746_196238844043881_6164767571210260198_n

Yerli arı sütü üretiminden daha çok, soru ithal arı sütünden geliyor.

İthal edildiği ülke sadece Çin değil ama kime sorsak ithal arı sütüne Çin arı sütü de deniliyor.

Çinlilerin hakkını savunmak bize kalmasın ama adamlar tam 100 yıl önce ticari arı sütü üretimine başlamışlar.

Tecrübe dediğimiz şey değil midir para ile satın alınamayan değer…

Hele Çin’in güneyinde arı sütü üretimi süresinin 210 gün civarında olmasına ne diyeceğiz?

Bizde maksimum 150 gün iken…

Yine en önemli işletme gideri olan personel gideri açısından baktığımızda bizim bir günde harcadığımız ile bir haftalık işgücü temin ettiklerini.

Arıdan hasat edilen arı sütü ise konumuz bu Çin’de ya da Türkiye’de olmuş hiç fark etmez ve çok küçük kalite farklılıkları içerir.

Üstelik arılarını arı sütü üretimi için uzun yıllar selekte ettiklerini de not etmek gerekir.

Çin’de neden ucuz dendiğinde hemen öne sürülen argümanların başında, arı sütüne yine arılardan elde edilen başka maddelerin katkı olarak katıldığı konusu geliyor.

Gerçekte öyle mi?

Bu durumu gerçeklikle bağdaşlaştırmak için birebir o işletmelerin ya da pazarlama sürecinin içerisinde yer almak gerekir.

Katkılar yapılıyorsa bile bu çok büyük bir başarıdır ki pazarlama güçlerini koruyabiliyorlar.

Arı sütüne katkı yapıp yapmadıkları şüphesine kapılmanın en önde gelebilecek sebeplerinden birisi, çok önemli bir değer olan 10-HDA değerlerinin Çin arı sütünde çok düşük olmasıdır.

10-HDA değerlerinin düşüklüğüne sebep olarak, yetersiz flora, yüksek sayıda yüksük verme ve besleme rejimleri de sayılabilir.

Ancak, bilimsel çalışmalara da dâhil olmuş Çin’deki arı sütü üretimi bilgilerine de göz atmak gerekecek.

Çin’i arı sütü üretimi için KUZEY ve GÜNEY şeklinde 2 bölgeye ayırmak gerekir.

Ülkenin güneyinde arı sütü üretiminin 7 ay gibi çok uzun sayılabilecek bir süre devam ediyor olması işletmedeki toplam arı sütü üretimini arttıracağı kesindir.

Ülkenin kuzeyinde ise 5 ay süren arı sütü üretimi, bizim ülkemizin en verimli yerinde bile çok zor gerçekleşecek üretim süresi olduğu gerçeği de çok net.

Ucuzluk için net bir bilgi olarak üretim süresinin uzunluğunu not edeceğiz ilk önce.

****************

Çin’de yıllık arı sütü üretiminin 400 TON gibi miktarlardan son yıllarda 2.500 TON gibi çok yüksek miktara ulaştığı bilgisini de güzelce bir not edelim.

Bu miktar Dünya arı sütü üretiminin %90’lık bölümünü de oluşturuyor.

Ülkemizde sadece arı sütü çalışan bir işletmenin 50 kg ortalama ile çalıştığını varsaydığımızda 50.000 işletme ile çalışsak ancak üretebiliyoruz.

50.000 işletme…

Neredeyse tüm ülke arı sütü çalışmamız gerekir ki ÇİN üretimini yakalayalım.

Üstelik bizdeki 5 kovana karşılık 8 kovan olmasına rağmen.

Yani arı sayıları da bizden çok yüksek değil ayrıca.

Bir diğer yüksek arı sütü verim gerekçesi de uzun yıllardan bu yana yapılan arı ırkları / arı sütü seleksiyonları.

1980 yılından sonra Şangay ile Hong Kong arasında yer alan ZHEİJANG bölgesinde İtalyan ırkı arılar kullanılmaya başlanmış ve koloni başı arı sütü verimleri yıllık 4 kg gibi çok yüksek miktarlara ulaşmıştır.

İtalyan ırkının yüksek süt veriminin yanında bu ırkın değişik varyasyonları arasında da süt üretimi açısından farklılıklar oluşunca en yüksek arı sütü verimi olan varyasyonlar ile yollarına devam eden işletmeler yüksek gelir elde edebilmektedirler.

En önemli sebep ise işçilik maliyetlerinin düşüklüğü.

Bizlerin 1 haftalık işçilik maliyeti olarak ayırdığımız rakamlara Çin’de 1 aylık işgücü temin edilebiliyor.

Yüksek sayıda koloni, yüksek sayıda personel, yüksek arı sütü verimi olan koloniler ve uzun süren arı sütü üretim sezonu.

Bütün bunlar üst üste konulsa bile yine de Çin üretimi arı sütünün düşük fiyatını açıklamaya yetmiyor.

2016 Yılı Arı Sütü Kalite Analiz Çalışması

12717147_240438132957285_8101660930775382510_n

Samsun’da 2015 yılında yapılan Türkiye Arıcılığı Sorunları ve Çözüm önerileri Çalıştayı kime yaradı dersek…

En çok biz arı sütü üreticilerine yaradı.

Çalıştay sonrası Dr. Murat Emir tarafından ülkemizdeki arı sütü üretimi ile ilgili veriler bilimsel metotlar ile toplandı ve ön sonuçlar paylaşıldı.

Gördük boyumuzu posumuzu.

2 yıldır üretim yapmamıza rağmen bir türlü ürettiğimiz ürünü analiz ettirebilecek güvenilir bir kurum bulmanın zorluğu bir yanda, arı sütü analiz edilen verilerinin sürekli değiştiğini bilmek diğer yanda.

Yine 19 Mayıs Üniversitesi’nden Dr. Murat Emir tarafından ilk bilimsel çalışmanın üzerine biz üreticileri daha çok ilgilendiren arı sütü kalite araştırma çalışmasına geçiş yapılıyor.

Süreç boyunca yapılan çalışmalar ve istişareler ile bir yol haritası belirlendi.

Kendileri daha önceki bilimsel çalışmaya dahil üreticilerle zaten temas kuruyor ama işin teknik boyutlarını bir kez de biz paylaşalım.

Yıl boyu hatta her gün arı sütü kalite değişimleri olabileceğini elimizde hiçbir veri olmadan söyler dururuz.

Diğer bir konu ise ürünler dolapta ya da derin dondurucuda durdukça kalitesinde değişime uğruyor mu?

Bu 2 en önemli soruya cevap bulmak adına iyi bir yöntem seçildi.

Üretim yapılan ayların tam ortasındaki P.tesi günleri numuneler gönderilecek tüm ülkeden aynı anda.

18 Nisan 2016
16 Mayıs 2016
13 Haziran 2016
11 Temmuz 2016
15 Ağustos 2016

Belirtilen tarihlerde üretim başlamadı ya da sonlandırıldı ise elbette bilgi vererek numune gönderilmeyecek.

Olması gereken en iyi şekilde numune ürünleri Samsun’a ulaştırmak zaten biz arı sütü üreticileri için zor olmasa gerek.

Strafor kutularda buz nezaretinde…

Numuneler 20 gr olacak şekilde gönderilecek.

5 ay boyunca kalite değişimleri bu şekilde öğrenilecek.

Peki, saklama koşulu ile kalite değişimi?

O konuyu da halletmek üzere.

Ürün kalitesinin en yüksek olacağı düşünülen Mayıs ayındaki numune günü ekstradan 8 adet 20 gr daha gönderilecek.

Yani Mayıs’ta 9 adet 20 gr

1 tanesi hemen analiz.

4 tanesi normal dolaba

4 tanesi derin dondurucuda

Daha sonra bu saklanan ürünler 3 ay ara ile analiz edilerek 1 yıl sonunda dolapta ve derin dondurucuda saklanan üründe kalite değişimi çalışması.

Analizler, Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Öğr. Gör. Yüksek Gıda Mühendisi Osman Gül tarafından yapılması planlanıyor.

Gönüllülük esasına göre yapılacak bu çalışmada analiz için gerekecek maddi ihtiyaçlar içinde bir kurum sponsor olarak yardımcı olacak.

Sahadaki üreticilerin en büyük sorununu da ilettik.

Nedir?

Numune ver. Bilimsel çalışmalar yapılsın.

Sonuç?

Arıcı, hiçbir zaman öğrenemez.

Saha ile bilim dünyası neden bu kadar koptu sorusunun cevabı da burada gizlidir.

Bu çalışmada her analiz sonucu, sadece üreticinin kendi bilgileri kendisine iletilecek.

Tüm veriler ise ülkemiz arı sütü üretimi konusundaki durumumuzu gün yüzüne çıkaracak.

Bölgesel farklılıklar, flora ve birçok değişik unsurun arı sütü kalitesine etki ettiğini biliyoruz.

Bu bir yarış olmayacak.

10 HDA değeri yüksek çıktı diye o işletme daha başarılı ya da düşük çıktı diye başarısız sayılabilir mi?

10 HDA değeri dışındaki birçok değere de bakılacağından, 10 HDA yüksek ya da düşük tek başına bir anlam ifade etmeyeceğini de biz üreticiler biliriz elbette.

Ayrıca ülkemizde arı sütü kalite kriteri diye sadece TSE standartı varken.

Kendi adıma ücreti mukabilinde yaptırmak istediğim bu 2 çalışmayı da bizlere sağlayacak yukarıda isimleri geçen hem bilim insanlarına hem de sponsorumuza çok teşekkür ediyoruz.

2016 yılında üretim yapacak arı sütü üreticilerinin, ürünlerini analizi konusunda bu çalışmaya katılması için 1 Mart 2016 tarihine kadar Dr. Murat Emir ile temas kurması gerekmektedir.

mailto:mrtemir@gmail.com