Arı Irkları ve Arı Sütü Üretimi

12227132_199674807033618_6630478330571074299_n

Arı sütü üretiminde arı ırklarının etkisi nedir?

İstatistik veriler bizlere arı sütü veriminin en yüksek olduğu dönemi zaten işaret ediyor.

Koloni nüfus yapısının çok fazla genç bireylerden oluştuğu…

Doğadan nektar ve polen akımının olduğu…

Doğal çoğalma davranışlarının en üst düzeyde olduğu…

Mayıs – Haziran ayları.

Bu süreçte aynı güçteki ve benzer kadro yapılarını içeren farklı ırklar arasında önemli fark olacağını söylemek zor.

Çok hızlı yavru üreten ırkların, arı sütü üretiminin de yüksek olacağı da kesin.

Ancak…

Arı sütü üretimi yılın 5 aylık kesimini kapsadığından büyük bölümü kışlamanında içinde yer aldığı 7 aylık üretim dışı bir süreç mevcut.

Yoğun yavru faaliyeti gösteren ırklarla çalışarak arı sütü üretimini arttırmak mümkün iken kışlatma kayıpları ve parazit mücadelesi handikaplarını da iyi değerlendirmek gerekir.

Kadrosunu süt üretiminde istenen düzeye getirebilen, uzun süre bu kadroyu muhafaza edebilen ve süt üretimi sonrası kışlamada başarılı olan arı hatlarını bulmak elbette zor.

Seleksiyon gibi basit arıcılık yöntemleri ile sürdürülebilir arı sütü üretimi yapacak hatlara ulaşmanın mümkün olduğunu söyleyebiliriz.

En büyük sorunumuzdur, beğenmediğimiz hatları iptal edememek.

Bitmiş diş macununu defalarca sıkmak gibi.

Sakinlik davranışı tüm arıcılık üretiminde istenen bir olgu, özellikle hava şartları gözetilmeden çalışma zorunluluğu bu durumu daha da öne çıkarıyor.

Sakinlik en önemli şart demek mümkün değildir ki arı sütü üretiminde.

Verimli üretim ve sürdürülebilir arıcılıktır hedeflenen…

 

2016 Yılı Arı Sütü Kalite Analiz Çalışması

12717147_240438132957285_8101660930775382510_n

Samsun’da 2015 yılında yapılan Türkiye Arıcılığı Sorunları ve Çözüm önerileri Çalıştayı kime yaradı dersek…

En çok biz arı sütü üreticilerine yaradı.

Çalıştay sonrası Dr. Murat Emir tarafından ülkemizdeki arı sütü üretimi ile ilgili veriler bilimsel metotlar ile toplandı ve ön sonuçlar paylaşıldı.

Gördük boyumuzu posumuzu.

2 yıldır üretim yapmamıza rağmen bir türlü ürettiğimiz ürünü analiz ettirebilecek güvenilir bir kurum bulmanın zorluğu bir yanda, arı sütü analiz edilen verilerinin sürekli değiştiğini bilmek diğer yanda.

Yine 19 Mayıs Üniversitesi’nden Dr. Murat Emir tarafından ilk bilimsel çalışmanın üzerine biz üreticileri daha çok ilgilendiren arı sütü kalite araştırma çalışmasına geçiş yapılıyor.

Süreç boyunca yapılan çalışmalar ve istişareler ile bir yol haritası belirlendi.

Kendileri daha önceki bilimsel çalışmaya dahil üreticilerle zaten temas kuruyor ama işin teknik boyutlarını bir kez de biz paylaşalım.

Yıl boyu hatta her gün arı sütü kalite değişimleri olabileceğini elimizde hiçbir veri olmadan söyler dururuz.

Diğer bir konu ise ürünler dolapta ya da derin dondurucuda durdukça kalitesinde değişime uğruyor mu?

Bu 2 en önemli soruya cevap bulmak adına iyi bir yöntem seçildi.

Üretim yapılan ayların tam ortasındaki P.tesi günleri numuneler gönderilecek tüm ülkeden aynı anda.

18 Nisan 2016
16 Mayıs 2016
13 Haziran 2016
11 Temmuz 2016
15 Ağustos 2016

Belirtilen tarihlerde üretim başlamadı ya da sonlandırıldı ise elbette bilgi vererek numune gönderilmeyecek.

Olması gereken en iyi şekilde numune ürünleri Samsun’a ulaştırmak zaten biz arı sütü üreticileri için zor olmasa gerek.

Strafor kutularda buz nezaretinde…

Numuneler 20 gr olacak şekilde gönderilecek.

5 ay boyunca kalite değişimleri bu şekilde öğrenilecek.

Peki, saklama koşulu ile kalite değişimi?

O konuyu da halletmek üzere.

Ürün kalitesinin en yüksek olacağı düşünülen Mayıs ayındaki numune günü ekstradan 8 adet 20 gr daha gönderilecek.

Yani Mayıs’ta 9 adet 20 gr

1 tanesi hemen analiz.

4 tanesi normal dolaba

4 tanesi derin dondurucuda

Daha sonra bu saklanan ürünler 3 ay ara ile analiz edilerek 1 yıl sonunda dolapta ve derin dondurucuda saklanan üründe kalite değişimi çalışması.

Analizler, Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Öğr. Gör. Yüksek Gıda Mühendisi Osman Gül tarafından yapılması planlanıyor.

Gönüllülük esasına göre yapılacak bu çalışmada analiz için gerekecek maddi ihtiyaçlar içinde bir kurum sponsor olarak yardımcı olacak.

Sahadaki üreticilerin en büyük sorununu da ilettik.

Nedir?

Numune ver. Bilimsel çalışmalar yapılsın.

Sonuç?

Arıcı, hiçbir zaman öğrenemez.

Saha ile bilim dünyası neden bu kadar koptu sorusunun cevabı da burada gizlidir.

Bu çalışmada her analiz sonucu, sadece üreticinin kendi bilgileri kendisine iletilecek.

Tüm veriler ise ülkemiz arı sütü üretimi konusundaki durumumuzu gün yüzüne çıkaracak.

Bölgesel farklılıklar, flora ve birçok değişik unsurun arı sütü kalitesine etki ettiğini biliyoruz.

Bu bir yarış olmayacak.

10 HDA değeri yüksek çıktı diye o işletme daha başarılı ya da düşük çıktı diye başarısız sayılabilir mi?

10 HDA değeri dışındaki birçok değere de bakılacağından, 10 HDA yüksek ya da düşük tek başına bir anlam ifade etmeyeceğini de biz üreticiler biliriz elbette.

Ayrıca ülkemizde arı sütü kalite kriteri diye sadece TSE standartı varken.

Kendi adıma ücreti mukabilinde yaptırmak istediğim bu 2 çalışmayı da bizlere sağlayacak yukarıda isimleri geçen hem bilim insanlarına hem de sponsorumuza çok teşekkür ediyoruz.

2016 yılında üretim yapacak arı sütü üreticilerinin, ürünlerini analizi konusunda bu çalışmaya katılması için 1 Mart 2016 tarihine kadar Dr. Murat Emir ile temas kurması gerekmektedir.

mailto:mrtemir@gmail.com

Türkiye’de Arı Sütü Üretimi

12729245_235838313417267_4996967396858710249_n

Ülkemizin en büyük sorunlarından birisidir gerçek verilere ulaşabilmek.

Hepimiz herhangi bir veri açıklandığında hemen şüphe duyarız.

Ayar çekilmiştir ayar deriz.

Arı sütü üretimi verileri konusunda ise maalesef elimizde hiç veri yoktu.

Gazete haberlerine göre yılda tüm ülkede 50-60 kg kadar üretim yapılabildiği…

Fiyatının da 10.000 TL / kg olduğu verileri.

Gerçekte ne idi?

Samsun’da yapılan çalıştayda da görüldü ki gerçekten veriler yok.

Kovan başı arı sütü üretim miktarları verilmişti ama bu verilerin doğru işletmelerden alınamadığı çok açıktı.

Sadece arı sütü çalışan işletmenin kaç tane olduğu bilgisi bile bilinmez iken.

Samsun 19 Mayıs Üniversite’sinden Dr. Murat Emir, aslında Tarım Ekonomisi alanında olmasına rağmen bu boşluğu doldurmak adına güzel bir çalışma başlattı.

Kulaktan dolma duyduğumuz…

Arı sütü üretim miktarları…

Üretim yapan işletmelerin yapıları…

Pazarlama konusu…

İthalat durumu…

Bu verileri kısa sürede toplama başarısı gösterdi.

Kolay değildir.

Verileri verecek kişi şüphe duyar vermek istemez genelde ama veri toplamakta Murat Hoca’nın çok iyi bir performans sergilediğini de söylemek gerekir.

Artık ülkemiz adına arı sütü hakkında veriler mevcut diyebiliriz.

Üretim, işletme verimlilikleri ve ithalat rakamları en önemli veriler.

En çok işgücü bulunduran işletme olduğumuz bilgisi de hoşumuza gitmiyor değil. Kalabalık seviyoruz biz.

Bundan sonra her yıl bu verileri update etmek mümkün.

Yeterli mi?

Elbette değil.

Üretim miktarı elbette önemli ama üretilen üründe kalitemiz ne durumda?

Dünya’da kabul edilen arı sütü kalite kriterleri açısından tüm üreticilerden alınan ritimli numuneler ile daha da iyi verilere ulaşmak neden mümkün olmasın.

Üretici işletmeler olarak tahlil konularında katkı bile vermeye hazır iken nedense bir türlü bu işleri beceremeyiz.

Sonuç itibarıyla verilere sahip olmamızı sağlayan Murat Emir Hoca’ya teşekkür etmeliyiz.

Bu bile çok zor bir çaba idi.

Arı sütü üretmek isteği içinde olan ama ilk sorusu PAZAR sorunu var mıdır olan arıcıların, veriler açıklandıktan sonra bu sorularının ne kadar anlamsız olduğunu görmeleri de sanırım çok yakındır.

Tabi, en zor şey ilk geçiş yılı.

Acaba soruları…

Bakalım, bu yıl göreceğiz kaç yeni işletme katılacak sürece?

12274269_204162649918167_8294161517498923714_n

Son yıllarda apiterapi konularının ön plana çıkması ile arı ürünleri değer kazandıkça…

Arıların biriktirdiği ürünler konusunda sorun yok. Bal – Polen – Propolis her işletme tarafından bazı basit kurallara dikkat edilerek üretilebiliyor.

Ancak… Apiterapi konusu içinde sıra ona geldiğinde göz yumulan bir ürün ise arı sütü. Herkes işin farkında… Üretemiyoruz ve ithal ediyoruz ya.

Önerse bir türlü önermese diğer türlü ama arı sütü bu yok sayılamaz birçok sebepten.

İşte burada dikkat çekmemiz gereken bir konu var.

Akademisyenler, Hocalar ve Sektör dinamikleri tarafından bizler arı sütü üretimi konusunda destek alabiliriz.

Üretin, üretin biz destekleyeceğiz dendiğini söylüyorsunuz ya…

Destek hangi anlamda olacak?

Üretilecek ürünün değerlendirilmesi konusunda elbette verilecek destekler önemli… Parantez içinde yazayım da.

Gaza gelmeyin.

Üretmeniz en çok bizleri mutlu eder ki yaşadıklarımızı yaşamadan bizleri anlamanız mümkün olmayacak.

Ama bakın, arıcılık bilginiz – kendi ana arınızı üretmeniz – floranız – arı varlığınız elbette önemli.

Ama fotoğraftaki gibi…

Maskeleri aynı anda fırlatabilen ekip kurmalısınız.

Maske fırlatmak işin magazini.

Mühim olan 150 gün aralıksız çalışacak, sizden çok hırslanacak ve düşük verimde üzülecek ekip işi nasıl olacak?

Bizlerden çok fazla tecrübesi olan tonlarca arı sütü üretmiş işletmelerin ekip kurmak konusunda zorlandığını ve sırf bu sebepten üretimi bıraktığını hiç unutmayın.

Yaparız beya ne olacak ki demeden ayaklarınız yere bassın.

Ekip gelmediği gün bizimde üretim işi biter.

Arılıkta çalışmak… Bizimde çevremizde ekipte olmasını istediğimiz kişiler elbette var ama “arı” dendiğinde akan sular duruyor.

Arı sütü üretiminin az yapılmasının ana sebebi nedir diye sorulsa…

Pazarlama sorunu mu yoksa ekip kuramama sorunu mu ikileminde ben şimdi ekibin daha önemli olduğunu söyleyebilirim.

Arı Sütü Üretimi ve Medya

Farklı olmak…

Az kişinin yapabildiği işleri yapmak medyanın da ilgisini çeker.

Arı sütü üretimi de ilgi çeker…

12196097_193692380965194_2352844587682395782_n

Tüketicilerden ziyade daha fazla üreticinin sahada olması gerektiği hep söylediğimiz şey…

12118794_193664320968000_8773864469203961237_n

Program yapımcısı Yalçın Sezer Hocamla uzun yıllardır tanışıklığımız var.

Gelecek sezonlarda çok daha güzel programlar çekeriz elbette.

1236111_10204375362037768_7512481017060454000_n

Yine arı sütü üretimi sayesinde canlı yayın heyecanını da tattık.

Arılar, arı sütünü niçin üretir?

12190842_192397167761382_7965231045537714180_n

En önemli kullanım alanı olarak ana arıların üretilmesi süreci gösterilebilir.

Arı sütü üretimi de bu davranışlarından faydalanılarak gerçekleştiriliyor.

Arı sütü ile beslenen ve ana arı olarak doğan birey, işçi arılara göre çok uzun süre yaşamını sürdürebiliyor.

12047185_192405274427238_7774922573670222072_n

Arı sütü, ana arıların beslenmesinde yoğun biçimde kullanılır.

Bu besleme ile bahar aylarında ana arı 2.000 günlük yumurta sayısına erişebilir.

Bu günlük yumurta sayısı, ana arının ağırlığına yakındır.

Günde, kendi ağırlığına yakın yumurta yumurtlayabilen ender canlılardan olan ana arının besininin sadece arı sütü olması da ilgi çekicidir.

12047024_192407851093647_6890087805631444772_n

İşçi arı ya da erkek arı kurtçukları da eser miktarda arı sütü ile beslenirler.

Beslemeyi yine genç işçi arılar gerçekleştirir.

12188895_192417394426026_3560753020636292239_n

Arı sütünün kolonide kullanıldığı en ilginç yerlerden birisi de…

Koloni ana arı kaybı yaşayıp, yeni ana arı yetiştiremediğinde aralarından seçtikleri işçi arıları besleyerek bazı işçi arıların yumurtlamasını sağlarlar.

İşçi arılarda yumurtalıklar mevcut ama gelişmemiş durumda iken arı sütü ile beslendiğinde yumurtalıklar gelişir ve yumurtlamaya başlarlar.

Arı sütünün koloni içerisinde gereksiz bir kullanımı gibi gözükse de devamlılık şansının son kez zorlanması olarak görülebilir.

11037700_192568724410893_3018968005629832689_n

Bal ve polen, kolonide kaynakların kıt olduğu zamanlarda kullanılmak üzere stoklanabilir. Bu ürünleri üretmek için arıların stok fazlasını almak yeterlidir.

Ancak arı sütü sadece ihtiyaç halinde üretilir ve tüketilir.

O yüzdendir ki arı sütü üretimi, ileri arıcılık teknikleri ve çalışma disiplini gerektirir.