2016 Arı Sütü Üretimi

28 Mart 2016

Ana arısız kolonilerimiz olmalı ki arı sütü üretmeleri adına bizim verdiğimiz işçi arı kurtçuklarına ana arı olur bunlardan oluru versinler…

20160328_141215

Başlatıcı koloniler velhasıl.

28 Mart 2016 tarihi itibarıyla bu kolonilerin ana arıları tüpe alındı.

20160328_151001

1 hafta boyunca bu şekilde bekleyecekler. Dolayısı ile aşağıdaki çerçevelerde ana arı yapabilecekleri nitelikte kurtçuk kalmayacak.

3 Nisan 2016 Pazar günü de başlıyoruz kısmetse transfere. 

Ana arıları alarak 5 ay boyunca ana arısız kalacaklar.

20160329_132238

Bu yıl daha farklı kovan tipi ile arı sütü üretimi yapacağız.

Aktarımların sonuna geldik.

En güçlü grup en sona kaldı ve bir hayli uğraştırdı.

03 Nisan 2016 

Arı Sütü Üretimimize başladık…

Tuhaf ama Yerli Arı Sütü Üretimi demek zorunda kaldığımız bir üretim.

Zorlu ve uzun bir süreç.

İzinsiz 5 ay.

Ancak başlamış olmanın heyecanı ve yeni bir sezona daha kavuşmanın sevinciyle.

3 gün boyunca sadece kurtçuk aktarımı yapacağız.

20160403_110102

5 gün önce ana arıların yumurtlaması için verilen çerçevelerde bugün ana arı adayı olarak aktarım yapılacak kurtçuklar oluşmuş olması gerekirdi.

Öyle de olmuştu.

Sabah ilk iş kurtçukların olduğu çerçeveler belirleniyor.

Arıdan alınıyor.

Aktarım yapılacak odaya istendikçe götürülmek üzere.

20160403_123149

Kurtçuklar, ekibimiz tarafından ana arı adayı olmaları adına arı sütü çerçevelerine aktarılıyor.

Bugün aktarılanlar Çarşamba günü arı sütü şeklinde yine ekibin önüne hasat edilmek üzere gelecek.

Biz dışarıda 2 kişi eşimle birlikte…

4 kişi de içeride…

Kayınvalidemin katılımı ile içerisi 5 kişi olacak arı sütü hasadı başladığında.

Arı sütünü arılar üretiyor ama sıradan bir biriktirme söz konusu değil.

Yönetirsek üretmek mümkün…

Ekip kurabilmek konusunu zaman zaman yazıyoruz.

Biz şanslıyız.

Hanımın ablası ve eltileri…

Yani ekibin hepsi yakın akraba.

Başarının sırrı belki de biraz da burada.

Bu yıl 1 kişi daha katıldı aramıza, yine aynı akraba grubundan.

Konteyner, yeni almıştık kışın…

Bu yıl daha ferah bir ortam sağladı.

Arılarımızı da güçlü tuttuk.

İyi bir sezon umuduyla, büyüme hedefleri ile başladık.

20160403_134815

Arılar üretiyor demiştik.

Ana arı üretmelerini istiyoruz.

O halde koloniler ana arısız olmalı öncelikle.

1 hafta önce ana arıları kontrol altına alınan ana arılar, koloniden son gün uzaklaştırıldı ve oluşan doğal ana arı memeleri temizlendi.

Ekip tarafından aktarılan kurtçuklar için, bunlardan ana arı yapabilir misiniz diye rica ediyoruz her gün bu başlatıcı kolonilere…

20160403_140253

Veriyoruz aktarılanları…

20 saat kadar bu ana arısız kolonilerde verdiğimiz işçi arı kurtçuklarının, ana arı olup olmayacağına karar verecekler.

Sabah ilk işimiz bu kolonilerden alarak, bu ana arı adaylarına arı sütü doldurmaları için bitirici kolonilere aktarılacaklar.

Her gün aynı döngü.

Ama üretmenin büyük zevki.

Gelişmeleri, üretimin aşamalarını ve değerli bir ürün olan arı sütünün tüm serüvenlerini paylaşmaya devam edeceğiz.

Tüketiciler ile sürekli görüşen bir ekip olarak aldığımız sorulara cevaplar niteliğinde paylaşımlarında gerekliliğini görüyoruz.

Ancak her zaman söylüyoruz…

Arı sütü edinmek isteyenleri üretim sezonu açıldığına göre çiftliğe bekliyoruz.

Gözünüzle görerek.

Hatta hasadınızı kendiniz yaparak.

İhtiyacınız kadar alarak buz nezaretinde hiç kayba uğramadan en değerli haliyle.

Son olarak tüketiciye bir öneri.

Size arı sütü gerekebilir çok değişik sebeplerden.

Bulursunuz.

Yerlidir derler, kendi üretimimiz derler.

Hay hay… Öyledir.

Ancak yine de.

Yapmanız gereken, üretim alanından almak istiyoruz demek.

Nerede üretiliyorsa, gitmeyi teklif edin.

Bu kadar basittir doğru ürüne ulaşmak…

Bize teklif etmeyin, Eylül başına kadar her gün çiftlikteyiz ve üretim devam ediyor.

İstediğiniz zaman gelebilirsiniz.

Çiftlik adresi mevcut…

Ürün saat 12:00 gibi hazır oluyor, planlamayı buna göre yapmakta fayda var.

Tüketiciye önereceğim doğru ürüne ulaşmak adına başka bir yöntem bulamıyorum bir üretici olarak…

07 Nisan 2016

3 gün sadece transferler yapıldı ve 2 gündür arı sütü hasatları da yapılıyor.

20160407_092904

Biz ise eşimle arıları düzene sokmaya çalışıyoruz.

Başlangıç gerçekten zor.

Güç dengelemeleri bir yandan diğer yandan ana arısız kolonileri kontroller.

Normalde bu yıl erken bir başlangıç yaptık ama hava şartları da bizden yana bugünlerde.

Çok daha rahat biçimde arılarda yapmamız gerekenleri yapabiliyoruz.

20160407_092517

Baharın güzel geçmesi ile gelecek yıllarda kullanmak üzere genç ana arılarda üretmek gerekiyor.

Arı sütü üretiminde çok fazla ana arı ölümü de olduğundan sürekli bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkıyor genç ana arılar.

En büyük avantajımız zaten sistemimiz ana arı üretme üzerine kurulu…

Erken alırsan arı sütü beklersen ana arı… 

Hasat ve transfer görüntüleri paylaşmak ister gönül ama bir türlü boşa çıkamadık henüz.

11 Nisan 2016

20160411_115813

Polen akımı hızlanmaya başladığına göre biraz da polen alma zamanı geliyor demektir.

20160408_104133

Sezon başı olmasına rağmen günlük üretim miktarları sürekli takip edilir.

10 Nisan 2016 tarihinde bugüne kadar yaptığımız 3 yıllık üretimin en yüksek günlük verimine ulaştık. 

Verimin daha da artacağı beklentimiz elbette sürüyor ama rekor rekordur deyip…

20160411_142608

Kutlama için yaş pasta yemek bizleri daha da motive etti.

15 Nisan 2016

Kurtçuk transferi…

Sohbet ve muhabbet ile.

16 Nisan 2016

Patron Şükriye Bilen ve Ziraat Mühendisi Ebru Engin başlatıcı kolonileri hizaya getiriyorlar.

 

Artık tam bir bahar havası…

Üretim verimliliği de üst düzeyde…

20 Nisan 2016

20160420_085428

Bahar demek verim demek.

Abla-Kardeş her sabah arı sütü çerçevelerini hasat ediyorlar.

Her sabah farklı bir beklenti içerisinde oluyor insan.

Acaba verim nasıl olacak?

Arı sütü hasadından bir bölüm.

30 Nisan 2016

FB_IMG_1462038473561

Nisan ayı verileri neler söylüyor bize?

Personel, arı sayısı ve çalışılan çerçeve sayısı geçen yıla göre %20 arttırıldı.

Tecrübe artışı da ciddi bir etki yaratıyor.

Ancak verim artışı geçen yıla göre çok fazla.

Erken baharın çok güzel geçmesi ile gelişen koloniler en önemli unsur olarak öne çıkıyor. 

Zigzaglı verim ise ne kadar dikkat edilirse edilsin bir bitirici grubun diğerine güç olarak üstünlük kurması.

Toplam üründeki yüksek miktar ise geçen yıla göre 13 gün önce üretime başlamış olmamız etkili olsa da ortalama verim yüksekliği de kayda değer.

Mayıs ayındaki amacımız 2 grup arasındaki farkı giderip zigzagı azaltmak ve Nisan ayı günlük ortalama verimini koruyabilmek.

Son 10 gündür yaşanan arıcılık adına kötü günler, trendi düşüşe çevirdi ve 1 gün geçen yıl elde edilen verimin bile altına düşüldü.

05 Mayıs 2016

IMG-20160505-WA0001

Hava şartları ve bahar gerçekten kötü gidiyor bugünlerde ve 7 Mayıs tarihi nihayet güzel günlerin başlangıcı olacak gibi duruyor.

Hava şartları kötü olduğunda ana arısız olan başlatıcı kolonilerde kontroller biraz seri olduğundan gözden kaçan doğal ana arı memelerinden genç ana arılar doğabiliyor.

Mutlaka bulup uzaklaştırmak gerekir ki üretim devam edebilsin.

Tabi ana arı bulduktan sonra işin Tiyatrosu can sıkıntısını gidermek amaçlı…

20 Mayıs 2016

Bazı kriterler önemlidir işletmelerin hayatında.

Arı sütü üreten işletmelerde de her yıl aynı kişiler tarafından tercih ediliyor olmak her zaman pozitif bir motive sağlar.

Alex 2 yıldır bizim arı sütü müşterimiz.

İyi de Türkçe biliyor.

Bir yetişkin için olması gereken dozun 2 katı kadar günlük tüketimi var ki kendisinin anlatımı ile sağlık testlerinde çıkan sonuçlardan çok memnun.

İstanbul’daki dostları ile gelmişlerdi geçen yıl, bu yıl yine yıllık ihtiyaçlarını almak üzere geldiler.

20160520_165941

Sağlığa dikkat etmek böyle bir şey olsa gerek.

Benden 5 yaş büyük olmasına rağmen ben göbekli bir ihtiyar gibiyim yanında.

20160520_111542

Bu arada arı sütü üreticilerinin çok sevmediği büyük bal akımı da başladı. Bal ile işimiz olmasa da arıya bal toplama sen demek mümkün değil.

26 Mayıs 2016

Nisan ve Mayıs ayının arıcılık açısından çok başarılı geçmeyeceği öngörülerimiz vardı elbette ama bu kadar da değildi aslında.

20160526_134203

1 aydır kötü koşullar hep vardı ama bugün yağmur o kadar şiddetli ve istikrarsızdı ki yakalanmamak mümkün değil.

20160526_085747

Hava açtıkça yapılması gereken işlere öncelik vererek devam.

20160526_141058

Her şeye rağmen mutlu olmak dünyada yaşamanın basit kurallarını çözmekten geçiyor olmalı.

20160526_144431

Bir yağmur bir güneş…

Bu işin güzel tarafı da burası olsa gerek.

Islandık hem de çok.

Çünkü arı sütü üretimi hava şartlarını dinlemez.

12 Haziran 2016

20160612_090352

Nihayet yaz geldi ama Ramazan’da geldi.

Sabah saatlerinde bile sıcak hava…

Bu işin zaten fıtratında var.

21 Haziran 2016

En uzun günümüz…

Havada gerçekten çok sıcak.

20160621_185457

Okullar kapanması ile Genç kadromuz arttı.

Ama hanımı en mutlu eden de oğlunun gelmesi.

Tıp 4. sınıfta bitti hayırlısı ile.

Tatil moduna giremeden akşam arıları besleme için çiftlikte soluğu aldı.

Ramazan Bayramı

20160704_090015

Bayramda ekip 2 günlüğüne izin yapıyor.

Tabi bize izin yok yine.

Çalışmak güzel yine de.

Herkese iyi bayramlar.

Nisan 2016 Arı Sütü Üretimi Çalıştayı

Arı sütü üretimi yapan işletmeler genelde ilgi çeker ve arıcılar tarafından ziyaret edilmek istenir doğal olarak.

Ancak üretim sürekliliği sebebiyle işletmeler ziyaretler esnasında işlerini aksatır.

Bizim işletmemize de bu ziyaret talepleri geldiğinden bu yıl belirlediğimiz tarihlerde 5 aile kotası ile bir çalıştay yapma kararı verdik.

22-24 Nisan 2016 tarihlerinde 5 aile ve diğer katılımcılarla güzel bir çalıştay icra ettik.

Misafirlerimiz,

Finike bölgesinden İsa Çiftçi ve eşi

Bolu’dan Çetin Eser ve eşi

Eskişehir’den Gökhan Yılmaz ve eşi

Karabük’ten Turan Özdemir ve eşi

Çanakkale’den Osman Öksüzer ve eşi

Bandırma’dan Bekir Arsan ve eşi

Çorlu’dan Mustafa Öztürk

İlk katılım akşamı çiftlikte yapılan toplantı sonrası ilk çalışma günü genelde çalışmaların anlatıldığı ve ikinci gün ise katılımcıların uygulamaları bizzat yaptıkları verimli bir çalıştay olduğu düşüncesindeyiz.

Çalıştay ile görüntüler ile başbaşa bırakıyoruz sizleri.

IMG-20160424-WA0064

IMG-20160424-WA0066

IMG-20160424-WA0069

IMG-20160424-WA0065

IMG-20160424-WA0062

IMG-20160424-WA0054

IMG-20160424-WA0017

20160424_100017  20160424_094053

20160424_091101

20160424_090338

20160423_094850

IMG-20160423-WA0022

IMG-20160424-WA0045

IMG-20160424-WA0043

IMG-20160424-WA0042

IMG-20160424-WA0039

IMG-20160424-WA0037

IMG-20160424-WA0034

IMG-20160424-WA0032

IMG-20160424-WA0014

IMG-20160424-WA0012

IMG-20160424-WA0006

IMG-20160423-WA0007

IMG-20160423-WA0000

IMG-20160424-WA0041

IMG-20160424-WA0000

IMG-20160423-WA0030

IMG-20160423-WA0033

Arı Ürünleri Karışımları

12246758_200344050300027_491318153206934333_n

Mix etmek…

Son yıllarda arı ürünlerini belirli oranlarda karıştırılarak insan tüketimine sunuluyor.

Bu ürünü tüketenlerin beklentisi de “iyi” gelecek olması.

Sonuç itibarıyla genelde karıştırılarak sunulan bu ürünlere tek tek bakıldığında en azından insan sağlığına zarar verme konusunda riskler çok az.

Bence sorun beklentilerde.

Arılar bu ürünleri mix ederek mi kullanıyor diye bakarak sonuca da ulaşamayız ki bu ürünlerden tüketmedikleri propolis var meselâ.

Her ürünü kendi içinde değerlendirme yapacağız.

Polen ile başlayalım.

Bir kere, yanyana 2 kovan bile aynı günde aynı kaynaktan polen toplamıyor.

Standart bir polen yok demek mümkün. İçeriklerde doğal olarak farklı olacaktır.

Ayrıca toplama esnasında ürünün ne kadar sürede toplandığı, nasıl havalandırıldığı, ekşime-bozulmanın nasıl önüne geçileceği, nasıl temizlenip ve en önemlisi nasıl saklanacağı.

Taze saklama için derin dondurucuda saklanmış bir polen ile aynı polenin güneş altında tarhana misali kurutulması sonrası içerikler aynı mı kalır?

Bir diğer görüş ise polenlerin arılar tarafından peteklerde stoklama işlemi olmadan tüketilmesinin fayda sağlamayacağı…

Diğer bir görüşe göre de taze polen bile olsa polenciklerin zarlarının varlığı sebebiyle birçoğunun sindirilmeden atıldığı bilgisi…

Sadece polen tüketen tüketicilerin 1 ay önce aldığı polenin aynısını 1 ay sonra da bekliyor olması… Aynı günde bile farklı kaynaktan topladığını en başta söylediğimiz gibi.

Yurtdışında her kaynağa ait polenin renklere göre ayrılması ve monoflora polene ulaşmak için otomatik makineler kullanılırken bizler ne kadar karışık renkli polen olursa o kadar iyi olur yaklaşımında iken.

Bütün bu karmaşa kimin suçu?

Bilgi vermek konusu kimin görevi?

Biz arı ürünleri üreticileri sadece üretme teknikleri konusunda zirveye ulaşabiliriz ama iş insan tüketimine gelince kim uzmanlık gerektiren bilgileri tüketicilere ulaştıracak?

Mix hakkında tüketicilere söyleyeceğim bir üretici olarak şudur…

Polen kullanacak iseniz ya da bu ürünü bir karışım içinde kullanacak iseniz.

Mayıs – Haziran ayları arasında bir arıcı ile temas kurarak yıllık ihtiyacınızı birkaç farklı tarihte taze olarak alınız ve kendiniz derin dondurucuda saklayınız.

Yine bir dipnot olarak polende lezzet ve damak tadı aramayınız.

Arı ürünleri mix yapıldığında karışıma katılan polen miktarı ile günlük tüketimi karşılanması da mümkün gözükmüyor.

Karışım içerisinde polen varlığı olsa bile bizler yine de her gün 1 tatlı kaşığı taze polen tüketelim…

Arıların tüketimi açısından bakılınca da özellikle işçi arılar için polen çok önemli bir yer tutuyor.

Keşke olsa da…

Çok az şanslı tüketiciye nasip oluyor.

Mayıs ayında arılığa gelip kendi poleninizi kendiniz hasat etseniz…

12250048_200531940281238_4105781980310983973_n

Mix etmeye devam edelim.

Propolis ya da arı sakızı…

Doğal antibiyotik – antifungal ve önünde anti olan bir sürü terim ile mucize olarak sunulur ama insan tüketimi konusunda daha yolun en başında olunan ürün.

Üstelik arılar tüketimlerinde kullanmaz iken.

Ancak içerikleri konusunda yapılan çalışmalar ile özellikle yurtdışında başlayan insan sağlığı için kullanımı ülkemize de hızla sirayet etmiş ve yerlere atılan – arıcılar tarafından çalışma konforunu bozan bir malzeme iken şimdi yok satan bir ürün…

Bir analiz yayınlayarak dünyanın en iyi propolisine sahip olduğunu iddia bile mümkün olan ama yanyana 2 kovanda hatta aynı propolis tuzağında farklı kaynaktan propolis varken.

Kaynağına göre değişen, toplama tekniğine göre değişen, arının davranışına göre değişen ve asla standart olmayan bir ürün.

Dikkat edilmediğinde ise kimyasallara maruz kalması bile mümkün iken.

Ham hali mi, toz hali mi, alkolle ekstrakt hali mi yoksa evet yoksa su ile ekstrakt hali mi… (Su ile nasıl oluyorsa ayrıca)

Su hariç her halini bilen birisi olarak bireysel tercihim elbette alkol ile ekstrasyon…

İyi de alkolü bile önemli…

Alkolü uzaklaştırmak mümkün ama bir yanda da alkolün bileşikleri bünyede gezdirme katkısı da gözardı edilemez.

Dinen mahsuru var mı diye Diyanet İşleri Fetva Bölümünün defalarca arandığı bir ürün üstelik.

Doz nasıl olacak ayrıca?

Acı… Zehir gibi bir ürün ama 8-10 damla ile soğuk algınlığındaki boğaz sorunlarını gideren…

Koruyucu etkileri yanında o kadar çok konu hedefleniyor ki propolis ile.

Çok net söyleyeceğim bir şey ise propolis bünyede çok sessiz çalışır ve bunu anlamak çok zor. Arı sütü kullanmak hemen söyler, ben buradayım diye…

Hem üretim teknikleri hem işleme teknikleri hem de kullanma teknikleri hakkında çok yol kat etmemiz gerekiyor.

İthal ediyoruz yahu, ötesi var mı? Yazık bu ülkeye…

Bilimsel olarak altını doldurmak çok zor olsa da bizler, karışımlarda arı sütü miktarı ne kadar ise ekstrakt propolisi de aynı miktarda kullanıyoruz.

Günlük doz olarak canlı 10 kg ağırlığa karşılık 1 damla öneriliyor genelde.

En büyük avantajı ise insan sağlığına zararlı olduğuna dair veriler yok, temiz olması şartıyla.

Tüketicilere ne önerilebilir?

Tuzaklardan derlenmiş tertemiz ham propolis elde ederek ekstrakt işlemini kendileri yapabilirler.

Karışım ürünlerinin yapılma sebebi biraz da propolisin tüketim zorluğu. Karışıma katarak rahatlıkla tüketime sunulabiliyor.

Son uyarı olarak, alkolle ekstrakt edilmiş ürünler suya damlatarak kullanılamaz. Çünkü alkol ayrılır ve propolis plakalar haline dönüşerek kullanıma çok zor hale gelir.

Tüketicinin işi her arı ürününde olduğu gibi propoliste de çok zor.

12241409_200680780266354_2675461314964330747_n

Yıllardır arı dendiğinde ürün olarak bildiğimiz ne vardı ki…

Arının adı bile Bal arısı.

Hiç polen arısı, süt arısı ya da propolis arısı dendiğini duyduk mu?

Eski kaynaklara bakıldığında şifa aranan ürün bal.

Günümüzde ise… Maalesef bu harika ürünü ne hallere düşürdük, düşürenlere sessiz kaldık.

Bal hakkında çok şey yazmak mümkün ama konumuz arı ürünleri karışımı.

Karışımları tanımlarken balı öyle bir yok sayarız ki diğerlerini katıp üzerini balla doldururuz diyerek onu bir dolgu ya da taşıyıcı gibi varsayarız.

Mix yaparken balın önemi olmaz mı hiç…

Bir kere kalıntı riski hiç olmamalı.

Bu bile sayfalar dolusu yazmayı gerektirir.

Pahalı balın iyi bal anlamına gelmediği bilgisi de önemli.

Hangi balı kullanmak gerekir?

Kalıntısız ve doğal bal.

Ne kadar basit aslında.

Karakovan balı olur mu diyenler olabilir elbette ama balın Karakovanı olmaz ki.

Bal aynıdır, ambalajı değişiktir karakovanda.

Salgı balları bile olabilir ki zaten karışımlarda polen katılıyor.

Yeter ki Doğal ve Kalıntısız olsun.

Karışımlarda bal miktarı ne olmalıdır?

Bu karışım konularının finalinde arz edeceğiz ama bal miktarı belirlenirken kullanım amacı ve kullanan kişinin durumu önemlidir.

Diabet hastalarının tüketeceği karışımlarda bal miktarı ile çocukların kullanacağı karışımdaki bal aynı olabilir mi?

Bal miktarı, günlük tüketim dozu ve diğer içeriklerin miktarları hedef alınarak belirlenir.

Sonuç olarak karışımlarda kullanılacak balın içeriği de önemli olduğundan tek başına kullanıldığında şifa beklenen kesinlikle “süzme” ballar kullanılmalıdır.

12279157_200819840252448_7190222512856009208_n

Karışımlarda en çok kullanılan 4 ürünün sonuncusu arı sütü.

Acaip şeyler yazabilirim ama üreticiyim…

Tüketiciler deriz ya, bizde tüketiciyiz aynı zamanda.

Korkular hiçbir zaman boşuna değil.

Bal – Polen – Propolis – Arı Sütü

Bu ürünlerin dördünü de olması gerektiği gibi bulabilen kaç kişiyiz acaba?

Arı sütü üretimi yapan bizler bakalım olması gereken herşeye dikkat ediyor muyuz?

Ürettiğimizi iyi koruyabiliyor muyuz?

Mükemmel arı sütü var mı?

Var tabi ki, ana arılar tüketiyor sürekli.

Taze taze.

**************

Karışımlarda en önemli ürün belki de olayın lokomotifi arı sütü…

Karışımların içinde olmaması gerektiğini ve saf tüketilmesi gerektiğini söyleyen biri olarak.

İllaki karıştırılacak ise doğru ürüne tüketicilerin kendilerinin ulaşarak karışımlarına kendilerinin katmalarını önermekten başka da bir şey söylemek çok zor.

Ayrıca…

Doz hesaplamaları yapılırken karışımdaki arı sütü miktarına göre dozlama yapılmalıdır.

1 kg balın içerisine 10 gr arı sütü katılarak yapılacak karışımlardan fayda beklemek biraz da beyhude bir davranış.

1 kişi 1 kg balı 1 ayda zor tüketir ki 3 günde 1 gr arı sütü dozu yetişkinler için çok düşük bir dozdur.

Karışım ve karışım tüketim önerileri ile ilgili bir paylaşım daha yapmamız gerekecek zaten.

Özetleyecek olursak tüketicilere yönelik…

Karışıma arı sütünü siz karıştırın.

Hazır karışım ürünlerini kullanmaktansa kendiniz hazırlayın.

Arı sütünün öncelikle tazesini, mevsim dışında ise iyi korunanını ve doğalını bulmaya çalışın.

Arı sütünün günlük dozunu belirleyip ona göre karışım yapın.

12247172_201394660194966_2244424308854308987_n

Ürünler hakkında daha önceki paylaşımlarda çok şey yazdık ama iş bu 4 ürünü karıştırmaya gelince.

Karışımların hedef kitlesi standart değil ki ürünler standart olsun.

Her bünye kendine özel hazırlamalı…

Her ne kadar arı ürünlerinin doğal olduğu bilgisinden yola çıkılsa da doz denilen olgudan vazgeçilemez.

4 ürünün (Bal – Polen – Propolis – Arı Sütü) önceden karıştırılması ile kısa sürede ürünler kendi görüntülerinden uzaklaşır ve koyu renkli bir tahin görünümüne kavuşur.

Önceden hazırlanmasını doğru bulmayan bir tüketiciyim aynı zamanda ama tembellik var her sabah hazırlamak zor geliyor.

Ben yetişkin sağlıklı kişiler için formülümü yazayım…

Günlük olarak hazırlanması en güzeli ama formülü 30 ile çarparak aylık karışımı yapmakta mümkün…

Günlük doz olarak…

1 tatlı kaşığı bal…

7-8 damla propolis ekstraktı…

1 gram arı sütü…

1 tatlı kaşığı taze polen…

Karıştır ve sabah aç karnına güp…

****************

Soğuk algınlığına maruz kaldınız ve boğazınız başladı şişmeye. Daha ilk hissettiğinizde…

Günde 3 kez…

10 damla propolis ekstrakt ile bir çay kaşığı balı güzelce karıştırıp…

Önce ağızda gargara ve finalinde yavaşça yutmak…

*********************

Çocuklara verilecek karışımlarda…

Okul çağında çocuklar tarafından çok kullanılmaya başlandı ve koruma faydası bir yana çocukların sağlıklı ürün tüketmesi gibi yok.

Çocuklar için hazırlanacak karışımlarda propolis ekstraktı bulunmayabilir ki birçok çocuk bunu sevmezler.

Ayrıca çocuklarda arı sütü dozu da yarı yarıya düşürülür.

Kısacası.

1 tatlı kaşığı bal…

1/2 gr (1 leblebi büyüklüğünde) arı sütü…

1 tatlı kaşığı polen…

1-2 damla propolis ekstraktı…

Bu karışımı da taze hazırlamak gibisi yoktur.

******************

Sadece propolis ekstraktı tüketenlerin varlığı da gitgide çoğalıyor.

Sade olarak tüketmek zor gerçekten.

Yine bal bu iş için iyi bir taşıyıcı.

Yoğurt ve kesme şekeri üzerine damlatmalar ve bir yudum ekmek ile tüketenlerde yok değil.

Unutulmaması gereken şey herkes kendi durumunu iyi değerlendirmeli.

Diabet sorunu yaşayanlar bal miktarını minimuma hatta hiç kullanmadan karışımlar yapabilmeli ki doğal olsa da balın içeriğindeki glikoz ve fruktoz kandaki glikoz oranını arttırır.

Yine tümör tedavisi görenler aynı konuda çok dikkatli olmalı ki doktorlarının tavsiyelerine uymalıdır. Özellikle karışımlarda bal bulunmalı mı konusu bu durumdaki kişiler için çok önem arz eder.

Doz biraz da kişisel.

Bizden arı sütü temin eden ve değişik amaçlar için kullanan tüketicilerin geri dönüş bilgileri altın değerinde veriler içeriyor.

Günlük 1 gram arı sütü kullanan ama tansiyon problemleri yaşayanların miktarı azalttığında normale döndüğü bilgisi bir yanda dururken günlük 2 gram tüketmesi önerilen çocuk tedavisi gören ama günlük 4 grama kadar kullanan birisinin dozu fazla kaçırıyorsun ikazına bana karışmayın ben böyle çok iyiyim demesi diğer yanda.

Günlük olarak karışımlarda doz oynamaları yapılarak kişisel oranları bulmak mümkün.

Günlük olarak önerme sebeplerimi aslında diğer paylaşımlarda belirtmiştim ama yine de yazmakta fayda var.

Karışmış halde hazır aldığınız ürünlerde içerik hakkında maalesef karışımı hazırlayanın insafı da o karışımın içindedir.

4 ürünün tamamının en kaliteli halde bir üreticide bulunması da her zaman mümkün değildir.

Soğuk zincirde korunması gereken ürünler büyük miktarlarda karışım yapılarak saklanacak ise bal ile buluştuklarında soğuk zincire artık ihtiyaç kalmaz.

Afiyet olsun, sağlıkla.

Sağlıklı iken.

Arı Sütü ve 10-HDA Değerleri

12247064_202211910113241_5855327538908435415_n

Arı sütünün yerlisi mi kalitelisi mi?

Yerli arı sütü üretenlerin en büyük avantajı aslında ithal arı sütü konusundaki tereddütlerin varlığı…

Bir de ilgili ülke Çin olunca.

Ancak daha önce de yazdım sorun arı sütünde değil, arı sütü ile daha sonradan yapılan karıştırmalar.

Neden yaparlar bunu?

Arı sütü içeriğinde zengin olarak protein, yağlar, şekerler, hormonlar, vitamin ve mineral maddeler bulunuyor. Ama bunlar her gözde aynı içerikler barındırmıyor.

1 gün içinde yapılan tüm hasat edilen ürün bir yerde biriktiğinden ortaya günlük bir değerler bütünü çıkıyor.

İşte bu değerler içinde arı sütü kalitesini belirleyen unsurlar içerdiği doğal şekerler ve bir çeşit yağ asidi olan 10 HDA değeri…

Özellikle 10 HDA değeri en önemli arı sütü kalite kriteri.

Kaliteli polen ve nektar girişi olan kolonilerde 10 HDA değerleri yükselirken nektar ve polen akımı düştükçe değerler düşüyor.

Yine hasat zamanına göre 72 saatlik hasatlarda en yüksek değere ulaşırken daha kısa sürede yapılan hasatlarda ise değer düşüyor.

Peki, kaç olması iyidir?

Dünyada bile bu konuda bir standart henüz yok maalesef. Ülkemizde zaten Kodeksi bile olmayan arı sütü için 10 HDA değeri ile ilgili bilgi TSE arı sütü bölümünde geçiyor.

1.4 üzerinde olması gerektiği ve 1.8 üzerinde ise kaliteli bir arı sütü olduğu bilgisi mevcut.

Ülkemizde bu anlamda yapılmış çalışmalara bakıldığında ise çok ilginç ama 5 kat yüksek yani 9 civarı 10 HDA değerleri bulunuyor.

Çin arı sütünde de değerler bu değerlere çok yakındır ki bazı üretim zamanlarında daha yüksek olabilir.

Tabi bu ürünü 1.4 değerine düşürene kadar yapılacak katkılar konusuna vakıf olan kimler var?

İşte bu yüzden yerli arı sütü kavramı kaliteli arı sütü kavramının önüne geçmiş durumda.

Zaman zaman bu soru bizlere de soruluyor.

10 HDA değeri kaç arı sütünüzde?

2015 yılında 143 gün üretim yaptığımıza göre 143 farklı 10 HDA değeri mevcut bizim üretimimizde.

Bu değeri yüksek göstermek istesek hangi günlerde bu değerin yüksek olduğunu bilmek için üretici olmaya da gerek yok.

Ürünün günlük verimlerinin en yüksek düzeye çıktığı ve doğal oğul davranışlarının da görüldüğü Mayıs ayında doğru zamanda hasat edilmiş arı sütünde 10 HDA değeri elbette çok yüksek olacaktır ama emin olduğumuz şey ise en düşük olduğu zamanda bile TSE öngördüğü değerlerin kat kat üzerinde olacaktır.

Her gün bu testi yaptırmak elbette mümkün değil çünkü 10 HDA analizi 2015 yılı için 270 TL hem de KDV hariç.

Daha önce de yazdım ülkemizdeki farklı bölgelerden farklı zamanlara ait arı sütü içerikleri hakkında çalışma yapacak akademisyenler için ürün tedariği konusunda tüm arı sütü üreticileri açısından hiçbir sorun teşkil etmeyeceğini biliyorum.

Arı Sütü Üretimi Aşamaları

12065826_191970731137359_1380816540971280084_n

Arı sütünün, hasat edileceği sürece gelene kadar arılar tarafından üretim süresi 70 saat civarındadır.

Arı sütü enzimlerini henüz tüketmemiş, genç işçi arılar tarafından üretilir.

Arı sütü, arılar tarafından sadece ama sadece ana arı üretmek üzere yüksüklerin içerisine doldurulur.

11933480_192077834459982_7776809266588333799_n

Her sabah… Hiç ara vermeden…

Yağmur yağsa bile…

Hasat zamanı gelen arı sütü çerçeveleri hasat edilir…

Bu işlem, kadınlar için zor gözükse de en keyif alınan kısmıdır arı sütü üretiminin…

12063593_191697184498047_2094086727139057243_n

70 saatlik süre sonunda arı sütü ile dolu yüksüklerin kovanlardan alınması…

Emeğin büyüğü arıları yöneten hanımlarda ve gayretin en zirvesi işçi arılarda.

Atasözü der ki…

Arıya iyi bakarsan karıya elmas takarsın.

Arı sütü üretiminde en hızlı gelişimin olduğu dönemlerde arılar doğal oğul davranışı gösterince ana arının mutlaka bulunması gerekiyor. Ana kaybı da olabilir düşüncesi ile.

Sonuçta bu kadar zor bir arıcılık ameliyesini yapabilen hanımlar elmaslarını kendileri alsınlar artık.

12191861_196092887391810_4755375050258995694_n

Arı sütü işletmelerinin en benzer yanı nedir?

Tüm işletmelerde arıcı ve eşi birlikte çalışıyor.

Bu şekilde olmayan işletmeler uzun süreli üretim yapma konusunda zorlanıyorlar.

Çünkü…

Eşiniz arılıkta yoksa ekip kurmak çok zor.

Arılıkta çalışmasa bile hasat – transfer odasında olmalı hiç olmazsa.

Ama arılıkta çalışıyor ise sizinle birlikte, arı sütü üretmek çok zor değil.

12219377_196098054057960_2368214449027133400_n

Arı sütü üretimi, genç işçi arı üretebilme kabiliyetidir aslında.

Genç işçi arı varlığını sürdürdüğünüz sürece üretim devam eder.

Kaliteli ana arılar ile çalışmak her arı ürünü üretimi için nasıl geçerli ise arı sütü üretiminde olmazsa olmazdır.

Genç işçi arılar…

Aslında yaş önemli ama arı sütü üretim bezlerindeki enzimler bitene kadardır kabiliyetleri…

Genç işçi arı olsa bile enzimlerini kullandı ise bir daha arı sütü üretme yeteneğini kazanamaz.

Eğer kullanmadı ise yaşının önemi olmadan enzimlerini kullanabilir.

Kolonilerdeki arı sütü verim farklılığı mevcut koloni yapısındaki enzim kullanabilme yeteneği olan işçi arı sayısı ile alakalıdır.

12096445_192226214445144_6537287640374992744_n

Ekip çalışmasının güzel örneklerinden aslında arı sütü üretimi…

Bir ekip hasat için odada bekler iken arıda çalışan ekip bir yandan hasat yapıyor diğer yandan odaya gidecek çerçevelerde hiç arı olmaması için arıları süpürüyor.

Arılar açısından da kolay değil durum.

Bir çok ana arı adayınız elinizden alınıyor, bırakmak istemezler doğal olarak…

12042965_192722324395533_6940997079166165585_n

Arı sütü çerçeveleri arılardan hasat edilip arılardan temizlendikten sonra hasat edilecekleri odaya bekletilmeden götürülüyor.

Genelde de bu zevkli işi üretimi merak ederek çiftliğe gelen misafirler hallediyor.

Av. Ender Turan ve Kanadalı yabancı dil öğretmeni Christine Bruce 2 gün boyunca üretimin her aşamasında görev yapmışlardı.

11694101_197890940545338_8099756548839857483_n

Arı sütü üretimi, gerçekten ilgi çeker. 

Çevredeki arıcılar da zaman zaman üretim aşamalarını görmek üzere ziyarete gelirler.

Bandırmalı arıcılar, hemşehrileri olmamız sebebiyle bizleri sık sık ziyaret ederler.

Tabi ki çalışmadan olmaz.

12191691_192761657724933_6837466937684505440_n

Arılardan hasat edilen arı sütü çerçeveleri hasat odasına getirildiğinde çubuklar çerçevelerden ayrılır…

Sehpalara dizilir…

Artık hummalı biçimde çalışma zamanı hasat ekibinde.

12108875_193019131032519_3708320586020357619_n

Arı sütü hasadında ilk işlem…

Ana arı adayı kurtçukların gelişmesi için arılar tarafından yapılan yüksükler, arı sütünün bulunduğu hücrelerin tam üzerinden kesilir.

12049508_193023524365413_2527957767755748642_n

Arı sütü üretiminde hiçbir şey ziyan olmaz.

Bu ayrıntılara sırası geldikçe değineceğiz.

Kesilen yüksükler, sonuç itibariyle az da olsa arı sütü bulaşığı bulunan mum parçacıklarıdır.

Bu parçalar üretimde çerçeve artışı yapılacak ise yeni plastik hücrelerin arasına yapıştırılır.

Eğer yeni çerçeve kullanılmayacak ise mevcut çerçevelerde kesilen hücrenin hemen yanına yapıştırılır.

Bu işlem ile arı sütü hücrelerine arının ilgisi arttırılır.

12009722_196039170730515_3602021530880651755_n

Arı sütü üretiminde plastik hücreler yerine doğal bal mumundan yapılmış yüksüklerin kullanımı sürekli konuşulur.

Kesinlikle doğal bal mumu yüksükler çok daha başarılı biçimde tutma oranı yüksek oluyor.

Ancak…

Hem hazırlanması aşamasındaki zorluklar hem de çok kısa sürede bozulması sebebiyle arı sütü üretiminde tercih edilen bir seçenek değil.

Bal mumu yüksüklerinin dökümünün kolay olduğu yeni ekipmanların gündeme gelmesi ile değişebilir bir durum olsa da ilk yıl geçiş sürecini atlatmış işletmeler için mevcut sistemlerini değiştirmelerini beklemek kısa vadede mümkün gözükmüyor.

12189034_193032741031158_4839045200955830488_n

Karşımızda ana arı adayı kurtçuklar ve hemen altlarında ise yedikleri takdirde başkalaşım geçirecekleri arı sütü.

Artık kurtçuklara, bir müsaade eder misiniz deme zamanı.

İlginç bir nokta daha.

Bu pozisyonun tam tersinde baş aşağı olarak kovanda dururlar. Ne kurtçuk düşer ne de arı sütü akar.

Ancak, arı sütü hücreden alındığında akışkan bir sıvı formuna geçer.

10986183_193170164350749_3538418343958898797_n

Ana arı adayı kurtçuklar…

Sağlıkları yerinde ve nitelikli olduklarından ana arı adayı olarak kabul edilmişler işçi arılar tarafından.

Arı sütü, aslında onlara sunuldu.

3 gün gibi bir sürede birkaç kat büyüdüler.

Ancak üretim için başka teknik olmadığından ana arı adayı kurtçuklar ile vedalaşma vakti.

12047081_193175454350220_1404539180280439356_n

Arı sütü üretiminde hiçbir şey ziyan olmaz demiştik.

İlk başlarda çiftlikteki tavukların tüketimine sunulan ana arı kurtçukları artık bilimsel çalışmalarda kullanılmak üzere gönderiliyor.

Değer buluyor.

Arı sütü kadar hassasiyet gösterilerek soğutma işlemine tabi tutularak biriktiriliyorlar.

12141750_193343207666778_6340248013183575535_n

Artık arı sütünün insanların tüketimine sunulması için hasat seri biçimde başlar.

Tüm çerçevelerin hasadı 1 saat kadar sürede bitirilir.

Hasat esnasında ahşap çubuklar ve ithal özel silikon kaşıklar kullanılır.

Hem hasat hem de çok başarılı bir biçimde arı sütü doldurulmuş çubuğun sevinci aynı görüntülerde.

Arı sütü hasadının ürünü hava ile emme mantığı ile çalışan makineleri olsa da belirli bir iş akışı içerisinde işimizi hızlandırmayacağından manuel olarak hasat gerçekleştiriliyor.

11214711_208547172813048_3386215003426880801_n

Arı sütü üretiminde, arı sütü hasadının makine ile yapıldığı video – fotoğraflar nedense çok ilgi görüyor.

Benim birebir bildiğim sadece Bursa bölgesinde butik üretimler dahil 10 kadar işletme mevcut ve hiçbir işletme makine kullanmıyor.

Paraları mı yok akılları mı?

Nedense hiç arı sütü üretimi yapmamış ya da yapacağını iddia edenler tarafından bu makineler edinilmek isteniyor ya da fiyatları sorgulanıyor.

Hiç sorgulamadıkları şey ise sadece arı sütü üretimi yapan işletmelerin bunları neden kullanmadığı…

En önemli sebeplerden birisi cihaz gürültülü.

Sohbet edilemez, rahat çalışılamaz…

Ayrıca…

240 çubuk… Hatta bazı işletmelerde daha çok.

Bir yandan kabarık mumlar kesilecek…

Devamında kurtçuklar alınacak…

Sonra arı sütü alınacak.

Bu bölümü makineleştirdik diyelim. Sadece en kolay olan bölümü makineleştirmek…

Sonra hiç tutmamış gözlerin içleri temizlenecek.

Aktarım için transfer sıvısı konulacak…

Ve en önemlisi aktarımlar yapılacak.

Aynı anda 240 çubuğu hazırlayıp kısa sürede hasat zaten çalışma prosesi gereği mümkün değil.

Yani bir kişi arı sütünü manuel hasat etti diye iş süresi kısalmaz.

Eğer süt hasadı edilmesi gereken çubuk sayısı artınca da 2 kişi hatta 3 kişi aynı anda manuel süt hasadı yapabiliyor.

Gerekirse süt hasadı yapan kişi kurtçuk alıyor gerekirse göz açıyor yine gerekirse transfer sıvısı dolduruyor gözlere.

Makineyle süt hasadı yapılıyor diye arı sütü üretimi daha kolay yapılabilir ve daha çok ürün veren bir şey ise bizler neden tercih etmeyelim ki.

Daha sağlıklı ve daha temiz olması sadece makine ile sağlanacak bir şey değil. Ayrıca makine hasadında arı sütü tekrar süzülmek zorunda olduğundan ürün kaybı da cabasıdır.

Kap değişimi yapılacağından her seferinde bir önceki kapta arı sütü bulaşığı kalacağı tartışılmaz.

Biz işletme olarak daha önce huni içerisine hasat ederken, huni içerisinde kalan sütü bile kendimize dert edindiğimizden konsept değiştirdik.

Ortadan üçgen biçimde kesilmiş bir kapak kullanıyoruz ve bulaşıklık yok denecek kadar az.

Yok canım, hunideki sütten ne olacak ki denebilir…

Günde 1 gr olsa hunideki bulaşıklık yılda 150 gr ürün kaybı anlamına geliyor.

12065869_194340297567069_7542695721639056386_n

Arı sütünü hasat ettikten sonra…

3 gün sonra yeniden hasat yapmak için ekmek-dikmek gerekir.

Ekmeden-dikmeden biçmek mümkün değil.

Bunun için de her gün 4.000 kadar aynı yaşlarda yani 4 gün önce yumurtlanmış kurtçuklar gerekiyor.

Arı sütü üretiminde en karmaşık gibi görünen yer burası.

Aslında sistem kurulunca otomatik biçimde yürüyor iş.

Yavru rotasyon programı demek mümkün bu işlemlere.

Kısacası ana arılı bitirici kolonilere sıra ile yavru ürettirme meselesi.

Esmer çerçeveler her zaman tercih sebebi…

Hangi koloniye veriliyorsa o kovanın numarası da çerçeve üzerine yazılıyor.

Aktarım sonrası geriye verileceği zaman bu çerçeve nerden geldi diye dolanmak ya da kayıt tutmak.

 

Kurtçuk aktarımı…

Zor gibi görünse de eğer yavru çerçeveleri iyi ise tüm aktarım 2 saatte biter.

Her bir hareket, işçi arı olacak kurtçuğu ana arı olması için uygun mudur diye arılara sormaktır…

20150625_124548

Arı sütü üretiminde ekip ekip ekip denir hep.

Aslında ekip hasattan ziyade kurtçuk aktarımında çok daha önem kazanıyor.

Arı sütü hasadı sonrası oda yeniden düzenlenerek kurtçuk aktarımına hazır hale getiriliyor.

Rahleler, kafa lambaları ve Çin’den getirtilen aktarım kaşıkları…

Bazı işletmelerde metal aktarım tığları kullanılsa da biz bir türlü alışamadık onlara.

Arı sütü işletmesine ekip ayarlarken diğer ekibin dikkat ettiği en önemli şey aktarım yapıp yapamayacağı.

İlk başlayanların birkaç gün uykularını kaçıran şey.

Hatta kendilerini sıkmaktan sırtlarına kollarına giren ağrılar…

Halbuki 3 gün sonra yeni gelen birisine nasıl yapılacağını anlatacak düzeye gelirler ama ilk günler nedense zor işte.

Ekibe giren herkesin hissettiği büyük sorumluluk var ve bu başarıyı getiren en önemli unsur.

Çünkü sıradan bir işçi arı olacak kurtçuğu petekten alarak sağlığını bozmadan başka bir göze koymak.

Halbuki tutmasa ne olacak ki, hepsi zaten tutmuyor. Ama şöyle bir çubuk komple tutunca nedense o çubuğu kime sorsan o aktarmış oluyor.

Zevkli iş.

12341066_207860499548382_2253607489190851792_n

Arı sütü üretimi, ekip işidir deyip dururuz.

Ekip olunca da muhabbetler bitmez.

Zaten diğer türlü olunca da çalışılmaz, robot muyuz biz?

Muhtemel her arı sütü işletmesinde dönen bir muhabbettir.

Hasat ve transfer için gelen ekip, haliyle mahallede eş – akraba – komşu ziyaretlerine gittiğinde sohbet herkesin neler yaptığına gelir.

Bizimkiler için harika bir fırsat tabi…

Arı sütüne gidiyoruz…

Nasıl yani?

Arı sütü ayol. Bilmiyor musun yoksa.

Sanki herkes biliyormuş gibi.

Eee peki, arının neresinden çıkartıyorsunuz?

Sokmuyor mu arı?

Arıları nasıl tutabiliyorsunuz?

Sorular neredeyse hep aynı…

Al sana 1 saat sürecek muhabbet…

Hele bir de nasıl oluyor peki denirse…

İnsanlarımız bilmiyor tamam da bu biraz da biz arıcıların suçu değil mi?

Valla bizim ekip bayağı öğretti ama arı sütü denince nedense hemen akla büyükbaşlar geliyor…

Ne zaman ekibimiz bir yere gitse dönüşte aynı muhabbet…

Eee ne sordular?

12119178_195060047495094_6755181940433037243_n

Tabi bu işlem için arılardan yavru bulan – getiren ve aktarımı yapılanları arılara götürenlerin işi zor ve yorucu.

Kurtçuk aktarımı yapılan çubuklar çerçevelere tekrar dizilir.

Ana arısı olmayan kolonilere verilir.

1 gece boyunca, bizlerin aktardığı kurtçukların ana arı olup olmayacağı kararını bu koloniler verir.

12189814_195067704160995_8412429631695697667_n

Başlatıcı (Ana arısız) kolonilere her gün başlatmaları için 3 çerçevede 216 hücre içerisinde kurtçuk verilir.

Sağlıklı biçimde aktarılmış ise ve ana arı olabilme özelliği taşıdığına karar verdikleri kurtçuklara ilk arı sütlerini verirler.

Ana arı olma özelliği taşımayan kurtçukları da temizlerler.

Çerçeveler bu kolonilerde sadece 1 gece kalır. Yaklaşık 20 saat…

İşleri sürekli bizim kurtçukların ana arı olup olmayacağına karar vermektir.

12191788_195087544159011_1625160498797558307_n

Ana arısız koloniler 5 ay boyunca ana arısız kalabilirler mi?

Normalde bu süreç yönetilemez ise yalancılama denilen olay gerçekleşir ve koloni hem görev yapamaz hem de kısa süre sonunda yok olur.

Bu yüzdendir ki bu başlatıcı kolonilere sürekli açık – kapalı yavrulu ve arılı çerçeve takviyeleri verilir.

12208541_195433680791064_5821259931123285697_n

Başlatıcı – Starter gibi terimler kullanılan ana arısız kolonilere verilen ve bakın bakalım bu verdiğimiz kurtçuklardan hangileri ana arı olabilir dedikten 19-20 saat sonra bunun cevabını alma vakti.

Sabah ilk iş olarak, başlatıcılara verilmiş kurtçuk aşılanmış olan çerçeveler bu kolonilerden alınarak kabul edilmiş ana arı adaylarına arı sütü dolduracak bitirici kolonilere nakil edilirler.

Tutma oranlarına göre negatif durumları düzeltici işlemler sürekli gerçekleştirilir.

12187828_195454054122360_9156714340977354212_n

Ana arısız zavaĺlılar…

Öksüz koloniler de denir literatürde.

Sürdürülebilirlik kavramı artık üretimin her dalında kullanılıyor.

Başlatıcılara da ihtiyaç duydukça.

Açık yavrusu bittikçe…

Kadrosu düşerse…

Eksiği tamamlanır.

Ana arı olmadığı içinde verilen yavrulardan yapacakları doğal ana arı yüksükleri hergün kontrol edilir varsa temizlenir.

Başarılı bir ana arı adayı kabulü için önemli bir ameliye…

12193840_195699697431129_7451414085724284217_n

Sürekli bir döngü ve o yüzden izin yok biz çalışanlara üretim sürecinde.

İşi bitmiş çerçeveyi alırken hemen yerine başlatılmış ve süt doldurulması gerekenler veriliyor.

Her gün ~ 60 kovana üstelik.

Gerçekten çok mu zor arı sütü üretimi sorusu hep zihinleri kurcalar durur.

İyi de.

Zahmetsiz ve kolayca kısa sürede çıkılan dağın zirvesinden nasıl bir güzel manzara beklenebilir ki.

Biraz zor olacak ki tırmanmak zirveye o zaman hem manzara güzel olacak hem de zirveye ulaşmanın hazzını yaşayacaksınız.

Zor mu gerçekten?

Neden zor olsun, sadece yerine getirilmesi mutlak gerekli şartlar var.

Amannnnn, yarın yaparız nasılsa yaklaşımı ile mümkün değil.

12219428_196948717306227_4634487428828515776_n

Arı sayısının çokluğu ya da azlığı bizim açımızdan elbette önemli ama çözülebilir bir problem olarak önümüzdeki hedeflerden…

Arı sayısı üretimden fazla olmalı.

Ancak çözülemeyecek sorunlardan birisi lokasyon…

Bizim avantajımız ise sürekli ve yoğun polen akımı.

Bir diğer avantajımız ise ana arı üretimi konusunda.

Ekip konusunu da avantaj hanesine yazmak gerekecek.

20150801_102833

Arı sütü üretimi yapmak güzel şey ama.

Üretim esnasında kayıp normalden daha fazla oluyor ana arı açısından.

Diğer yandan gelecek yıl planlaması için genç ana arılara da ihtiyaç var.

O yüzden işletmede hangi teknik olursa olsun ana arı üretimi yapılmalıdır.

Biz işletmemizde jenter kullanarak kurtçuk elde ediyoruz ve zaten mevcut olan başlatıcı ve biticiriler ile gelişimlerini tamamlatıyoruz.

Ana arı çiftleştirme kutularında çiftleştirme yapılıyor.

Ana arı üretimini yapabilen işletmeler, isterlerse birkaç yıl içerisinde arı sütüne meyilli hatları da elde edebilirler.

10419458_198671130467319_4026361839682449251_n

Çalışanı daha çok çalıştırmak…

Tembeli dinlendirmek…

Yükü taşıdıkça sesi çıkmayana biraz daha yüklenmek…

Hatta azıcık sesi çıksa onu eleştirmek sanırım hayatın bir gerçeği.

Arı sütü üretiminde de böyle.

Her sabah hasat yapılırken çok başarılı olduğu görülen bitirici kolonilere işaret konulur.

Aynı bakış açısı ile başarısız olanlara da…

Başarısız olanlara verilmeyecek çerçevelerin verilecekleri yedek koloniler yoksa görevini iyi yapmış kolonilere duble çerçeve vermek mümkün.

Bir güçlü bitiricinin 2 çerçeve arı sütü verimi genelde 1 güçlü 1 zayıfa verilen 2 çerçeveden yüksektir.

Bu işlemleri yaparken 2 çerçeve bakan bitiricilerin bu yükü taşıyabileceği birkaç gün içinde başarısız bitiricilerin sorunları giderilmelidir.

edited_1447400557316

Verilerle devam edelim.

18 hücreli bir çubuk için verileri paylaşmıştık.

Arı sütü üretiminde işletmeler arasında sorulan sorulardandır kaç çubuk ile çalışıldığı ve çubuk başına verim…

Tabi koloni başı üretimi de hep merak ederiz…

Bazı koloniler diğerlerini sırtında taşımış olsa da ortalama dediğimiz terim işi kolaylaştırır.

Başlatıcı kolonileri hesabın dışında tutarak…

1 çerçeve 1 bitirici koloni hesabıyla.

1 bitirici koloni 2015 yılında 506 gr arı sütü üretme kapasitesi ile çalıştı.

Bazı bitiriciler için bu rakam 700 gr’dan bile fazla olduğunu söylemek mümkün.

1 Koloni arıdan ki bu koloniler maksimum 10 çerçeve güçte kolonilerdir, başka hangi arı ürünü alırsanız alın bu verimliliğe ulaşamaz.

12189118_198526423815123_5575420574671910557_n

Üretim verileri…

2 yıl oldu arı sütü üretimine geçiş süreci.

İlk yılların en büyük sorunu plastik süt çerçevelerinin eskime gerekliliği olsa da acaba doğru iş yapıyor muyuz diye bir merak oluyor.

Ustalar dediler ki.

1 çubuktan hasat edilen süt miktarı ortalama 2 gram ve üzeri ise çok başarılı.

1 gram altında ise artık çalışmak verimli değil.

Tabi ilk 2 yıl için söyleyebilirim ki tüm çerçeveler eskimese bile bu standartları yakalamak çok zor değil.

2015 yılında sezon ortalaması 1.77 gr olarak gerçekleşti.

2016 yılının en büyük avantajlarından birisi olacak tabi ki biraz daha eskimiş ve mumlanmış çerçeveler.

12191086_196952663972499_4556969136359306913_n

Üretimde değerlendirme o kadar çok yapılan bir şey ki.

İyiyse neden…

Kötüyse neden…

Nerede tedbir almak gerekiyor?

Tüm ekibi hırslı kılan, iyileştirme için çaba sarf ettiren nedir sorusunun cevabını da tam olarak bilmiyoruz.

Her üretim rekorunda mutlu olmanın motivesi de bir başka tabi ki.

Her gün hasat yapıldığından, iyi ya da kötü sonuçların bilinen sebepleri varsa çözmekte kolay.

12189746_195701817430917_4200133608780104276_n

Arı sütü üretiminin en zor tarafı nedir sorusu sorulur…

Bize göre diğer arı ürünleri üretimi yapanların arılığa bile gidemedikleri günlerde bile arılarla çalışma zorunluluğudur zorluklardan birisi…

Hava şartları ile boğuşmak bir yanda diğer yanda arı uçuşu olmaması sebebiyle tüm tarlacı ve yaşlı arıların kovanda bulunması…

Biraz agresif olur genelde tarlacılar zaten uçamadıkları için üstüne biz de rahatlarını kaçırınca…

12193471_195722014095564_3102806398103802636_n

Arı sütü üretimi yapmak düşüncesi taşıyan arkadaşların yaşayacağı en büyük zorluk ilk yıl yaşanan geçiş sürecidir.

Çünkü yeni ekipmanlar ile arı sütünde başarı yakalamak çok zor.

Fotoğrafta görülen yüksüklerde olduğu gibi, arının kendisinin ördüğü mum ile kaplandığında ise başarıyı yakalamak çok kolay.

Ancak unutulmaması gereken en önemli unsur, hedefe ulaşmak için mutlaka bir geçiş sürecinin varlığını kabul etmektir.

12208829_197333600601072_7829909083738455904_n

Yıllarca üretim dışı sektörlerde çalışınca hayatın diğer alanlarında neler oluyor konusunda bilgilerimiz maalesef yüzeysel kalıyor.

Üretmenin hazzı ölçülemez elbette ama.

Arıcılık genel sektöründe de istihdam sorunu var.

İş gücü bulmak inanılmaz zor.

Diğer yanda kaynayan çorba tenceresine katkı olsun diye çalışma isteği duyanlar…

Buluşamıyorlar…

Ama arı sütü üretimi öyle mi?

Hayvancılık sektöründe esamesi pek okunmayan arıcılık uğraşı, istihdam sağlayacak deseler güler geçerdik.

Çok az örnekleri olsa da diğer arı ürünleri üreten büyük işletmelerin sağladığı istihdam imkânları da çok hoş.

Arıcılıkta sadece arı sütü üretimi mevsimlik sürekli biçimde istihdam olanağı sağlıyor.

Hem de tam da olması gereken hedefe uygun olarak.

Genç kızlar ve ev hanımlarına 5 ay gibi bir süre sürekli uğraşacakları ve ihtiyaçlarını karşılayacak gelir elde etmeleri ne kadar güzel…

Diğer yandan sadece ekip kuramadığı için üretim yapamayan ya da kısa süreli yapan işletmeler…

Bizim avantajımız elbette var.

Akraba, eş ve dost kadrosu ile çok rahat biçimde yapabiliyoruz ama bir yandan da yeni çalışan bularak ekibi ve üretimi arttırmak konusunun zorluğunu biliyoruz.

Bu imkânı sağlayabilecek ülkemizin dört yanında çok fazla ama gerçekten çok fazla potansiyelimiz var iken…

Hemen soru şu?

Arı sütünün pazarı var mı?

Bir yanda üretim yapmak isteyen işletmeler ama ekip yok.

Diğer yanda çalışma isteği olanlar ama iş yok.

Genelde de hem ekip var hem işletme var ama cesaret yok.

İşte bu kaos içinde üretim hazzından daha büyük bir haz duymak bu yüzden…

12208394_195895250744907_4968421722608180582_n

2015 yılı sezonu kazanımları nedir sorusu da var elbette.

Sorunun cevabı birden fazla ama.

Güzel bir hikaye aslında…

Babası da arıcılığa yeni başlamış 14 yaşında bir genç.

Bizi de tanımaz etmez.

Bir gün babası ile ziyarete geldiler ve bir müddet muhabbet edildi.

Dönüş yolunda babasına der ki…

Ben yaz tatilinde burada çalışmak istiyorum.

Babası da şaşırıyor tabi, kolay iş mi?

İşin zorluğu bir yana komşu ilçeden her gün gidip gelmek.

Başladı. Her sabah bizden 1 saat önce yollara düşüp bizden önce çiftlikte bulunma zorunluluğu.

Askeri disiplin nedir ki arı sütü üretimi disiplininin yanında.

Bir de benimle çalışanlar bilir, şeyi getir dediğimde o “şey” teriminin ne anlama geldiğini. O şeyin ne olduğunu çözdükten sonra işler güllük gülistanlık.

Fahrettin Şükrüoğlu, 14 yaşında olmasına rağmen hem arı sütü üretiminde hem de diğer arıcılık ameliyesi konusunda artık tek başına uygulama yapma ve karar alma yeterliliğine ulaştı.

Bilginin, gelişmenin sonu yok ama sen ulaşmak istersen eğer.

Üstelik ilk gün geldiğinde işi polen kovasını tutmak olsa da, önce işin alfabesi…

10178043_195727967428302_4077428329494028521_n

Arı sütü üretimi yapacak arıcılık işletmelerinde dikkat edilmesi gereken en önemli unsurlardan birisi de bölge florasının özelliğidir.

Tüm sezon boyunca polen akımının varlığı hem üretim sürecinin uzunluğunu hem de üretim miktarını arttıran bir özelliktir.

Bursa bu konuda şanslıdır deyip geçmemek lazımdır ki bizim işletme ile 30 km uçuş mesafesindeki diğer bir işletme arasında 30 günlük gibi bir üretim süre farkı oluşabiliyor bazı yıllarda.

1933977_219508991716866_5246363858479884127_n

Arı sütü üretimi konusu tüketiciler açısından ürün endeksli merak edilirken doğal olarak arıcılar açısından üretim teknikleri ilgi çekici oluyor.

Bütün olay bitirici düzenlemek ve yavru rotasyonunu yönetmekte kilitleniyor.

Arılıkta uygulamaları görmeye gelenlerde en çok bu konuda takılıyor.

Ana kurallar belli.

Ana arı ızgarası var.

Ana arı ve 5 çerçevelik yavru alanı kuluçkada bir bölme tahtası ile tahditli.

Boşlukta hiçbir şey yok. O boşlukta arının umurunda değil.

İlavede beslemeyi nereden yapacağınıza bağlı olarak yemlik ya da bölme tahtası ile tahditli arı sütü üretimi alanı…

Boşlukta ise 1 adet referans çerçevesi.

Kadro gücünü size söyleyecek çerçeve.

Arı hiç yoksa üzerinde kadro zaafiyeti kararı vermenize yardım edecektir.

Tüm çerçeveler esmer ama kuluçka çerçevesi yazanlar ise yani 4 – 7 ve 8 numaralar kurtçuk aktarımı yapılacak çerçeveler olacağından esmer ve işçi arı gözü düzgün olmalı.

Süt çerçevesi daima yavruluların arasında.

Yukarıya alınmış 7 ve 8 numaralar doğal ana arı memesi kontrolü yapılacak çerçeveler.

Bitirici düzeni böyle…

30 günlük bir arı sütü üretim süresi ise çok değerli bir zaman dilimidir ve işletme kârlılığını büyük oranda etkiler.

1491660_241223916212040_6690648355389427591_n

Yavru Rotasyon…

İşletme büyüklüğüne göre günde binlerce uygun yaşta kurtçuğa ihtiyaç var.

Arı sütü üretiminde de en anlaşılamayan bölüm.

Bir kere kurulduğunda sistem artık otomatik çalışır.

Çok farklı teknikleri var elbette ama biz kolay yolunu böyle bulduk.

Ne yapıyoruz?

100 adet bitirici kolonimiz olduğunu varsayalım.

10 gruba böleceğiz.

Her grupta 10 koloni.

Yani her gün mutlaka kontrol edilecek toplam 20 koloni.

5 günde de tüm bitiriciler kontrol edilmiş oluyor.

Hataya yer yok.

10 grup sadece yavru rotasyonu için bir sınıflandırma.

Süt üretimi için ise sadece 2 bölüme ayrılacak.

Kırmızı ve Mavi grup diye ayırıyoruz biz.

50 Kırmızı ve 50 Mavi

Dolayısı ile 1 gün Kırmızılardan Hasat diğer gün ise mavilerden.

Ama yavru rotasyon dendiğinde bu 2 grup yerine 10’lu gruplar devreye girer.

10 grup oluşturulurken her grup yanyana gelecek şekilde planlanmalıdır.

Aksi halde takibi zorlaşır.

Tabloda görüldüğü gibi numaralandırılırsa.

5 gün boyunca yavru rotasyonu yapılan gruplar süt hasat edilen gruba denk gelmez.

Diğer 5 gün ise elbette hem hasat hem de rotasyon aynı gruba denk geliyor.

Sonuç olarak yavru rotasyonu nasıl yapılacağını ayrıntılı yine grafiklerle anlatacağız ki özellikle Çalıştaya gelecekler işi çözmeye çalışırlarsa çok kolay olur olayı tamamen kavramak.

Eh zaten sistem ilk kurulmaya başlayınca 1. gruptan başlayarak esmer kurtçuk çerçeveleri verilmeye başlıyor.

Daha ekip ortalıkta yokken 5 gün önceden…

Ekip başladığı gün…

Kurtçuk bulunabilsin.

6. gruba boş esmer petek verileceği gün…

İlk transfer günüdür ve 1 nolu grup bize 10 adet kurtçuklu çerçeve verecektir.

Yani 6’lara boş çerçeve verildiği gün…

1’lerden kurtçuk hasadı.

534126_241382416196190_1942832210776272023_n

Daha önce yavru çerçevesinin koloni içinde hareketlerini genel anlamda yazmıştık.

Toplam 10 grup olduğuna göre.

Sistemi kurmaya başladığımızda.

1 nolu gruptan başlayarak.

Her gün 1 gruba esmer boş çerçeve 4 numaraya girilecek.

100 bitiricisi olan bir işletme.

Sezon boyunca.

Her gün.

10 koloniye.

İlk kurulum çok zordur ki düşünsenize 100 adet esmer kabarmış çerçeve lâzım.

Açık renkli olmaz mı?

Tabi ki olur ama kurtçuk transferi çok zor olur.

Eğer envanterde yeterli esmer petek yoksa en iyileri ilk gruplarda kullanıp sonra ağzımızı açmayalım.

Gerekirse her gruba 2 ya da 3 açık renkli tahsis edilebilir.

Döngü başladığında ise kolonideki diğer uygun çerçevelerin gerekirse balları süzülerek ilerleyen günlerde yavru rotasyon çerçeveleri, olabilecek en iyi düzeye getirilir.

Arı sütü üretiminin en zor bölümü diye bir çok uygulamayı sayarız.

En önemli diye de.

Ama işte bu yavru verme olayı var ya.

Hava şartları ne olursa olsun.

Mutlaka o gün sırası gelen gruba boş esmer kabarmış çerçeveyi 4 numaraya girmen lâzım.

Girmedin?

5 gün sonra avucunu yalarsın.

12705330_241810102820088_7389705581697660308_n

Sabah ilk iş hasat edilecek süt çerçeveleri hasat edilir çok doğal olarak.

İçerideki ekibin işi başlamıştır.

Peki, arıda çalışanlar?

12742470_241810129486752_1391196279727892287_n

Bugün hangi grupta ise sıra…

Yani 5 gün önce hangi gruba boş esmer çerçeve verildi ise.

1 numaralı ekibe 5 gün önce verildi ise sıra 1 numaralı bitirici gruptadır.

Dolayısı bugün aynı zamanda 6 nolu gruba da boş petek verme günüdür.

1 nolu gruptaki ana arılar bakalım yumurtladılar ve bu yumurtaları kurtçuğa dönüştürdüler mi?

100 bitirici varsa.

Demek ki 10 adet kurtçuk verecek koloni var bize.

Tüm bitiricilerde standart yerde.

Kuluçka 4 numara.

Hasat devam ederken bu işlerin bitmesi gerekir ki transfer başladığında haydi kurtçuk dediğinde ekip kalkıp kurtçuk mu arayacağız…

Kuluçkadan alıyoruz ve kontrol ediyoruz.

Kurtçuk varsa ilavede referans çerçevesi yanına.

Yoksa.

Bir sorun var demektir.

Sorunu çözmek gerekir.

Ana arı kaybı olabilir.

Kadro düşüşü sonrası yavrulama kapasitesi düşebilir.

Mutlaka ama mutlaka o gün o sorun çözülmelidir.

Peki, daha kurtçuk yok ama günlük yumurtalar varsa?

İşte bir ajanda gerekiyor arı sütü üretiminde.

Diyelim ki yumurta var henüz…

Not yazılır.

1 numaralı grup 45 nolu kovanda günlük.

Ertesi gün diyelim yeteri kadar kurtçuk çıkmadı.

İşte bu bir önceki güne ait olanlara müracaat…

Kurak geçen günlerde ise bu notlar çok değer taşır.

Yoksa çok kurtçuk arar dururuz.

Bu yavru çerçeveleri üzerine de marker kalemlerle boşuna kovan numarası yazılmıyor.

Çünkü odaya git gel yapılırken hangi çerçeve nerden geldi bulmak çok zor oldu.

1 nolu gruptaki tüm çerçeveler kontrol edildi diyelim.

10 koloniden 8 adet kurtçuklu çerçeve bulduk diyelim.

Yetip yetmeyeceği kararını vermek için önceki günlerdeki durumu takip etmek yeterli olur.

Ayrıca her çerçeve eşit sayıda kurtçuk vermez ki.

Heyecanda lâzım.

Yeter mi yetmez mi?

Yetmez ise işin ne transferler bitmek üzere iken kurtçuk arar durursun.

Mayıs – Haziran bu konuda sorun yok ama.

Gelişme hızı düştüğünde…

Çok sıkı takip gerektirir.

Transfer yapılarak odadan gelen kurtçuklu çerçeveler tekrar kuluçkaya yerine.

Katı kır ve tekrar yerine koy biraz zor iş.

Yalnız daha da zor.

Onun da kolayı var.

Odadan gönderileni önce ilavelere koy.

Yardımcınız boşa çıkınca hepsini sırayla aşağıya seri biçimde indiriver.

Bazen.

Bazı çerçeveler aktarılmaz. Gerek kalmaz.

Ya da aktarılmasına rağmen bu çerçeve tekrar gelsin derse transfer eden ekip.

Bunları ilavede referans çerçevesi dışında bırakmak mümkün.

Yani kayda alarak.

Ertesi gün önce bunlar içeriye aktarılmak üzere götürülür ve iş bitimi tekrar aşağıya kuluçkaya.

Arı sütü üretiminin en iyi yönetilmesi gereken yeridir bu yavru rotasyonu.

Arı sütü üretimini sonlandıran bir olgudur.

Yavru bulamadık…

2 gün önceye hatta 3 gün önceye bakarsın ama kurtçuk yok.

Finish.

Peki, haydi getir bakalım yavruları diyecekleri zaman…

Hangi kovandan alınacak nasıl bileceğiz?

Yazılı kayıtlar geleceğe yöneliktir ama günlük işaretler ise…

Grup belli nasılsa.

Hangi kolonide kurtçuklu çerçeve varsa ve ilaveye çıkarılmışsa koy bir işaret üzerine.

O işaretlerin yerleri bile bize bilgiler verir.

İçeriye 6 tane götürüldü.

Kalan 2 tane Nerede?

Vallah çok kapak açarsınız…

O yüzden işaret sistemini kurmak şart.

Bu işaret sistemi arılıkta çalışan herkesin anlayacağı şekilde olmalıdır ki siz ayrılmak zorunda kalırsanız…

Kaldığınız yerden ekip devam edebilmeli.

Transferler bitince odadaki tüm yavrulular gelip yerlerine girince gün bitmiş demektir zaten…

Tabi ki 5 gün sonra bize kurtçuk vermeleri için sırası gelen gruba boş çerçeveleri verilince.

100 bitirici olan işletmede.

10 tanesinden kurtçuk alınacak.

10 tanesine de boş çerçeve verilecek.

20 koloni.

Hiç mazeret yok.

Yapılacak.

10420366_243008309366934_7743836694741646480_n

Yavru rotasyonunun bilinmesi gereken son döngüsü…

1 nolu bitirici gruba ilk önce boş çerçeveleri vermiştik.

5 gün sonra o çerçeveleri kurtçuk aktarımı için almış odaya götürmüş ve aktarım sonrası tekrar yerlerine koymuştuk.

Peteği kuluçkaya ilk verdiğimizden bu yana 10 gün geçti.

Aktarma yapılmayan kurtçukların büyük bölümü zaten işçi arı gözü olarak kapatıldı.

Ana arı, aktarım sonrası verilen çerçeveye az da olsa tekrar yumurtlar.

Zaten hepsi hepsi 5 çerçeve var kuluçkada.

Bizim 4 numaradaki çerçevenin hali bu 10 gün sonunda.

Büyük bölümü kapalı yavru ama günlük yumurtası bile olan bir çerçeve.

Sıra yine 1 nolu gruba geldi boş çerçeve vermek adına.

10 gün ne çabuk geçti…

Yavru rotasyonu dediğimiz şey tam da bu.

Elini attığında her şey yerinde olmalı.

Her seferinde depodan uygun esmer petek nereden bulunacak…

7 numaralı yavru çerçevesi süreç içinde artık yavrularını çıkarmış durumdadır.

Yukarıya çıkalı 20 gün geçmiştir.

Yani ana arı için yumurtlamaya çok uygun bir çerçeve.

Özelliği gereği eğer esmer çerçeve ise üstelik harika ama sistemi kurarken.

En başında…

7 ve 8 zaten yavru rotasyonuna uygun çerçeveler olmalı.

Sistemi kurarken uygun denk gelmedi ise 3 tur sonunda zaten başka şansı yok.

3 adet çerçeve tüm rotasyonu döndüren çerçeveler…

4 – 7 -8

Neden?

1 nolu bitirici gruba sıra geldi.

Aşağıya boş vereceğiz.

İlk iş 7 numaralı çerçeveyi kontrol.

Uygun ise.

Onu ilave boşluğuna alıyoruz.

Yerine.

Süt çerçevesinin diğer yanında duran 8 numaralı çerçeveyi meme kontrolünü yaparak 7 numaraya alıyoruz.

Bir sonraki tur da aşağıya inecek olan çerçeve olacak… Hâlâ kapalı yavrusu mevcut. 8 iken 10 gün durdu ilavede.

Şimdi 10 günde 7 numarada duracak.

Boşalacak yavrular.

Gençler doğduklarında hemen yanı başlarında süt çerçevesi de olacak.

Gençler lâzım ya.

İlaveyi indir.

4 numara arısız biçimde 8 numaranın yerine.

Boşluğa konulmuş 7 numara 4 numaraya.

5 gün sonra bize kurtçuk verecek çerçeve.

En önemli şeyi gözden kaçırmayalım.

Aşağıdan yukarıya aldığımız yani 4 iken 8 olan çerçevede açık yavrular var.

Arada da ızgara var.

Doğal meme yapma şansı o kadar yüksek ki.

Kurtçuk aldığımız gün yani 5 gün sonra yapılacak en önemli iş nedir?

Aşağıdan 4 numara iken yukarıya 8 numaraya aldığımız açık yavruları da olan çerçevede meme kontrolü ve temizliği.

Zaten gözden kaçtı ise 10 gün sonunda tam rotasyonda 8 iken 7 numaraya alınırken mutlaka görülür.

Ancak ilavede doğal ana arı memesi varlığı arı sütü verimini düşürür.

O yüzden kurtçuk alacağımız gün ilavede 8 numarada meme temizliği şart.

Yavru çerçevesi 10 gün 4 numarada.

10 gün de 8 numarada durur.

Tam rotasyonda 7 numaraya alınarak 10 gün de orada durur.

Dolayısıyla yukarıya alındığında günlük yumurta olsa bile yukarıda 20 gün durduğu için nerdeyse hiç yavru kalmaz 7 numarada iken tüm yavrular çıkar.

Yoğun bal akımlarında ise rotasyon işi çok aksar.

7 numaraya alınan ve bir sonraki turda aşağıya boş şekilde konulacak çerçeve bal ile dolar.

İşte bu durumda ya yeni esmer çerçeveler devreye girecek ya da bu ballar süzülerek çerçeveler boşaltılacak.

Süzülen ballar ise tekrar arıya.

Bu sorunu çözmek adına şunu yapıyoruz.

Bal süzme işini halledip tekrar arıya verme işi aynı anda mümkün değil.

Git süz getir ver başa çıkmaz.

Çadırda yedekte sürekli bir grup sayısı kadar 10 tane diyelim esmer petek bulunduruyoruz.

Girdik yavru değişimine.

7 numaralı peteklerden bal ile dolanlar hemen taşıma sandıklarına.

Yerlerine yedekler devreye.

Tabi ki yedekler devreye girerken çerçeve üzerlerine koloni numarası yazılarak.

İş bitimi ballar sağılarak çerçeveler yedeklere.

Ayda 3 çerçeve yetiyor bir bitiriciye.

Ama döngü eğer kurulamaz ise o kadar bitiriciye esmer çerçeve nerden bulunur…

Yavru rotasyonunun tam rayına girmesi için ilk 1 ay zorluklar elbette oluyor.

Hatta 4 – 7 – 8 haricinde kolonide kurtçuk çerçevesi olmaya uygun ama ballı olan çerçevelerde süreçte hasat edilerek kolonide yedek olarak referans çerçevesi yerinde bekletilebiliyor.

Bitirici koloniler bizlere arı sütünü üreten koloniler olarak bilinir ama yaptıkları en önemli görev ise uygun yaşta kurtçuk üretmeleri çok daha önem arz eder arı sütü üretiminde.

Çünkü arı sütü üretiminin bitirilmesinde, kurtçuk bulunamaması sorunu ilk sırada yer alır.

Yavru rotasyonunu ve başlatıcıları yalancılatmama konusunu bildiğin zaman arı sütü üretiminde geriye sadece ekip kurmak kalıyor.

Ehhh onu da kuramıyorsak.

Diğerlerini bilsen ne olur…